Çar. Haz 12th, 2019

admin

Pırasa Musakka

MALZEMELER
2 adet kuru soğan
1,5 kilo pırasa
Yarım kilo dana kıyma
2 çay bardağı nohut
1 yemek kaşığı domates salçası
1 çay bardağı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kimyon
1 çay bardağı su

HAZIRLANIŞI
Pırasalar ince ince, soğanlar yemeklik doğranır. Tencereye yarım çay bardağı zeytinyağı konur ve soğanlar kavurulur. Kıyma, soğanlara ilave edilip kavurmaya devam edilir. Başka bir tencereye yarım çay bardağı zeytinyağı konup burada da pırasalar kavurulur. İçine salça ve tuz katılıp karıştırılır ve kapağı kapatılıp yumuşamaya bırakılır. Diğer tenceredeki kıyma kavurulunca içine haşlanmış nohut, tuz, karabiber, kimyon katılıp harmanlanır. Bu karışım kaşığın tersi ile düzlenir. Üzerine pırasalar konur. o da yayılır. Sıcak su dökülür ve kısık ateşte 15-20 dakika demlenmeye bırakılır. Pişince hepsini alacak kadar büyük bir sunum kabına ters çevrilerek sıcak servis edilir.

Pırasa Dolması

1,5 kilo pırasa.
100 g dana kıyma.
1 su bardağı bulgur.
1 su bardağı pirinç.
1 adet kuru soğan.
2 adet havuç.
2 adet limon.
3-4 diş sarımsak.
3 yemek kaşığı zeytinyağı.
1 tatlı kaşığı tuz.
1 tatlı kaşığı pul biber.
1 tatlı kaşığı toz biber.
1 tatlı kaşığı kuru nane.
1 çay kaşığı karabiber.

  1. Pırasalar bütün halde boyları kesilmeden sıcak suda yumuşayana kadar haşlanır.
  2. 1 adet küçük küçük kuru soğan doğranır.Yıkanan 1 su bardağı bulgur ve pirinç üzerine ilave edilir. Dana kıyması eklenir. Karabiberi, tuzu, tozbiberi, kuru nanesi ve pul biberi ilave edilir. Zeytinyağ katılır ve özleşene kadar harmanlanır.
  3. Haşlanan pırasalar boyundan bıçakla tam bölmeyecek şekilde kesilir. Zarlarından ayrılıp yaprak yaprak çıkarılır. Çıkan her pırasa yaprağına iç harç konur ve muska şeklinde sarılır.Pırasa dolmaları, altına yapışmasın diye doğranan havuçlar yerleştirilen tencereye dizilir. En son yine doğranan havuçlar dizilir. Olmazsa olmazı limon suyu üzerine gezdirilir. Tuz serpilir. Zeytinyağı gezdirilir. Kısık ateşte pişirilmeye bırakılır.

Tavuklu Karnıyarık

6 adet patlıcan.
İçi İçin
1 adet tavuk fileto,
2 çorba kaşığı pirinç,
1 adet soğan,
2 diş sarımsak,
1 çay bardağı sıcak su,
Tuz,
Karabiber,
Kırmızı toz biber,
Kırmızı pul biber,
Zeytinyağı.
Sosu İçin
1 çorba kaşığı domates salçası,
1 su bardağı sıcak su.
Süslemek İçin
Domates,
Biber.
Kızartmak İçin
Sıvı yağı.

Patlıcanların orta kısımlarına bıçakla çizik atalım ve kızgın sıvı yağda kızartalım.
İçi için; soğanı, sarımsakları ince ince doğrayalım.
Tavuk etini küçük küçük doğrayalım.
Pirinci yıkayıp, suyunu süzelim.
Tencereye zeytin yağını, soğanı, sarımsağı koyalım ve pembeleşene kadar kavuralım.
İçine tavuk etini ilave edelim ve rengi değişene kadar kavuralım.
Pirinci, tuzu, karabiberi, kırmızı toz biberi, kırmızı pul biberi ilave delim ve 2-3 dakika kavuralım.
Sıcak suyu ilave edelim ve ağzı kapalı olarak suyunu çekene kadar pişirelim.
Hazırladığımız tavuklu harcı patlıcanların orta kısımlarına dolduralım ve borcama dizelim.
Üzerlerini domates ve biber dilimleri ile süsleyelim.
Sosu için; bir kaseye salçayı, sıcak suyu koyalım ve iyice karıştıralım.
Hazırladığımız sosu patlıcanların üzerinde gezdirelim.
Tavuklu Karnıyarıklarımızı önceden ısıtılmış 180° fırında 20-25 dakika pişirelim.

Sohbet Sitesi

nternet her geçen gün hayatımıza biraz daha dahil olmaktadır. Bazı insanlar internet ve bilgisayarı sadece iş amaçlı kullanırken bazı insanlar ise boş zamanlarını değerlendirebilmek adına interneti kullanmaktadır. İnternet ortamında istediğiniz şekilde oyunlar oynayabilir, Chat yapabilir, bilgi kapasitenizi ölçecek bilgi yarışmalarına katılabilir, uzaktaki sevdiklerinizle iletişim kurarak görüntülü konuşabilme imkânlarına sahip olabilirsiniz. İnternetin doğru kullanıldığında insanlara sağladığı fayda kadar yanlış kullanıldığında da birçok zararı söz konusu olmaktadır. Örneğin; bilinçsizce kendini sanal ortamlara bağımlı hale getiren kişilerin gerçek dünya ile olan iletişimi tamamen kopmakta ve verimli bir birey olamamaktadır. Ayrıca internette bulunan sahte tanıtıcı reklamlara aldanan kişiler maddi ve manevi anlamda zarar görmektedir.

 

 

Tüm bu olumsuzlukların dışında internet bilinçli kullanıldığında sizlere birçok olanak sağlamaktadır. Bu olanaklardan biri de sanal ortamda kurulan arkadaşlıklar olmaktadır. Son dönemlerde oldukça sık duyulmaya başlanan internetten tanıştık ve evlendik cümlelerinin kaynağı internet kullanıcıların çoğunun üye olduğu sohbet odaları olmaktadır. İnternet ortamında bulunan birbirinden farklı arkadaşlık sitelerinin içeriğini oluşturan bu odalar ile yeni kişiler ile tanışıp arkadaşlık kurabilme şansına sahip olabilirsiniz. Bu sitelerden biri olan ve sizlere kaliteli arkadaşlıklar kurabilmeniz adına hizmet vermeyi amaçlayan radyohisar sitesi ile sanal ortamda birçok arkadaşa sahip olabilirsiniz. Şehir, yaş, cinsiyet gibi birçok kategorilere ayrılan kullanıcılar içinden sizin karakterinize uygun olan kişiyi rahatlıkla bulabilir ve iletişime geçebilirsiniz. Sosyalleşme imkânı bulabileceğiniz bu site ile arzu ederseniz yeni arkadaşlıklar kurabilir yada eski arkadaşlarınıza yeniden ulaşabilme imkânına sahip olabilirsiniz. Sohbet edebilmek adına sizlere çok uygun ve seviyeli bir ortam sunan radyohisar.com sohbet sitesi ile sadece yazı yöntemini kullanarak iletişime geçebilirsiniz. Yazılı iletiler gönderip, alarak iletişim kurabileceğiniz sitede aynı zamanda oyunda oynayarak keyifli zamanlar geçirebilirsiniz.

 

Müzik dinlemekten hoşlananlar adına canlı radyo yayınının yer aldığı sitede istediğiniz türden şarkıları dinleyebilme imkânlarına da sahip olabilirsiniz. Evinizde tek başına olsanız bile, sanal ortamda var olan arkadaşlarınız ile iletişime geçebilir ve eğlenceli dakikalar geçirebilirsiniz. Ciddi arkadaşlıkları oluşmasına olanak sağlayan bu site sayesinde hayat arkadaşınızı bulma şansına bile sahip olabilirsiniz. Günümüzde herkes tarafından kullanılmaya başlayan akıllı telefonlar ile sohbet sitelerine giriş yapabilir ve ücretsiz olarak bu programları telefonlarınıza indirerek sevdiklerinizle iletişim kurabilirsiniz. Yüksek miktarlara sahip telefon faturalarından bıkan kişiler bu program ile telefonlarından istedikleri anda sevdiklerine ücretsiz olarak ulaşabilme imkânına sahip olabilirsiniz. Anlık ileti gönderme tekniğini kullanarak sevdiklerinizle sürekli iletişim halinde olabilirsiniz.
Sizlere yeni arkadaşlıklar kurabilme, eski dostlarınızı hangi şehirde olursa olsun bulabilme ve çevrenizdeki insanlar ile ücretsiz olarak iletişim kurabilme olanakları tanıyan bu sitenin kullanımı da oldukça kolay olmaktadır. Sadece kendinize bir nick name belirlemeniz ve giriş yapmanız yeterli olmaktadır.

Sohbet Odalari

İnternet dünyasının genişlemesi ve bilgisayar teknolojilerinin yaygınlaşması ile birlikte eğlence kavramı oldukça değişmiştir. İnsanlar dışarıda bir yerlerde eğlenmenin yanı sıra bilgisayar başında da eğlenceli zaman geçirmektedir. İnternet üzerinden eğlenceli zaman geçirmenin en sık kullanılan yollarından birisi olarak sohbet odaları görülmektedir.

 

internet ortamında belirlenmiş olan konuların konuşulduğu ortamları ifade etmektedir. Yeni insanlar ile tanışmak, aynı şey ile ilgilenen kişiler ile sohbet etmek ve bazı konuları tartışmak için kullanılan odalar sohbet odaları olarak tanımlanır. Belli kurallar çevresinde istenilen konular konuşulabilmekte ve isteyen kişi istediği kişi ile özgürce konuşabilmektedir.

 

Radyohisar.COM internet sitesi üzerinden ülkemizin ve dünyanın her hangi bir yerinden insanlar ile sohbet edebilirsiniz.Rumuz sistemi sayesinde kullanıcılar kendi isimlerini kullanmak zorunda olmadan rahatça sohbet edebilirler.

 

Sorunsuz Sohbet

Samimi ortamda yapılan sohbetlerin seviyesinin aşılmaması ve konulan kuralların kontrol altında tutulması için bu durum gereklidir. Keyifli sohbetler edebilmek, yeni insanlar ile tanışmak ve eğlenceli zaman geçirmek için en iyi sitelerden birisi olan Radyohisar ‘i mutlaka denemelisiniz.

Radyonun Savaş Yılları

İnsanoglunun olduğu heryerde her zaman savaş ve barış muhakkak olmuştur . İnsan yapısı itibari ile bencil bir varlık oldugu için bazen tartışmaların getirmiş oldugu problemler savaşlara ve büyük toplumların yok olması gibi felaketlere sürüklenmesine sebebiyet vermiştir. Savaş yıllarında Siyasi parti liderlerinin halkıyla iletişim kurabilmek , onlara propagandalarını kolay bir şekilde ulaştırabilmek adına yegane iletişim organı olarak yine karşımıza radyo çıkmakta ve bu durum yıllar boyu böyle devam etmiştir. En yakın ve en büyük savaşlardan birine bakacak olursak , ikinci dünya savaşını başlatan almanyanın o dönemdeki başkanı Adolf Hitlerdi ve hitlerin bir etkileme politikası mevcut idi. Bunu halkına en kısa ve en etkili biçimde aktarma yollarından biri tabiiki radyo yayınlarıydı. Bazen Meydanlarda milyonlara seslenen hitler bazende radyo yayını ile bildirilerini ve propagandalarını tüm halkına kolaylıkla ulaştırabiliyordu . Hatta bu durum bir süre sonra o kadar gelişti ki artık kendisi değil kendisi yerine atadığı dönemin en ünlü propaganda bakanlarından biri olan goebbels aracılığıyla demeçlerini sunuyordu topluma. Radyonun insanlar üzerinde etkileri olduğundan bahsetmiştik fakat bu etki iyi veya kötü olarak sınıflandırılabilir elbette . Çünkü zıtlıklar dünyasında yaşıyoruz bir şeyin iyi yanının olduğu gibi kötü yanınında olabileceğini hepimiz idrak edebilecek seviyedeyiz. O dönemde savaşın son yıllarında savaş kaybediliyor olmasına rağmen ve almanya bütün cephelerden yenilgiyle ayrılıyor geri çekiliyor olmasına rağmen , hitlerin savaşı kazanıyoruz propagandaları devam ediyor asla geri adım atmıyordu. Kendini kazanacağına o kadar inandırmıştı ki , savaşı kaybetmesine rağmen hergün radyoda savaşı almanların kazanacağına ve yeni toprak parçaların yeni şehirlerin alındıgına dair anonslar geçiliyor insanlara motivasyon aşılanıyordu . Bu bir nevi bilinçaltı operasyonuydu ( günümüzde Subliminal ) mesaj olarak dile getirilmektedir. Kendisiyle birlikte bütün bir toplumu felakete sürüklüyor olmasına aldırış etmeden radyoda son demlerinize kadar savaşın ve topyekün savaş ilan ediyorum anonslarını yayınlattırmaktan asla geri adım atmadı atmıyordu . Yani kıssadan hisse radyo insanları yönlendirici etkiye sahiptir ve bu etkilerin iyilikle mi yoksa felaketle mi sonuçlanacağı bu yazımızda da olduğu gibi hiç belli olmuyor. O yüzden her duyduğumuza inanmamak gerek ..

Radyonun Sevgililere Etkisi

Radyolar ilk kurulduğunda daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi farklı amaçlara hizmet etsede zamanla bu hizmetlerine yeni hizmetler ve yeni özellikler eklenerek dinleyicilerin takdirini kazanmıştır. Bu özelliklerden biri ise gelişen teknoloji ile birlikte telefon ile arayarak radyo yayınlarına canlı olarak bağlanmaydı. Bu özellik büyük bir yankı uyandırmıştı. Ülkemizdeki fırtınalı aşkları hepiniz bilirsiniz ki bu aşkları hepimiz yaşamışızdır zaten. Aşk acısına elbette birçok farklı etkinlik iyi gelebilirdi ama yaralarımızı sarmaya tabii ki bir müslüm baba etkisi veya orhan gencebay , ferdi tayfur , ibrahim tatlıses gibi dönemin ünlü sanatkarlarının sesi kadar merhem olamazdı hiç birşey. O dönemler radyolardan sık sık şarkılarını ve albümlerini dinlediğimiz isimlerdi bunlar ve niceleri. Sevdiğimiz insandan ayrılmak onunla olan muhabbetimizi sona erdirmek o kadar kolay mıydı o dönemlerde ? Elbette ki hayır . Hani her zaman deriz ya o eski aşklar kalmadı artık diye , peki bunun sebebi nedir sizce ? Gerçekten eski sevgilerin kalmamış olması mı yoksa alternatiflerimizin çok olmasından mı kaynaklanmaktadır bu durum ? tabii ki göreceli bir konu olduğu için tartışılmaya açıktır aynı zamanda. Eskiden sevgililer birbirleriyle hem fazla iletişim kuramaz hemde ayrıldıklarında çok büyük bir boşluk hissederlerdi. Gece yarıları kısık seste dinlenilen o aşk şarkıları bize sevdiğimizi hiç unutmamış olmamıza rağmen defalarca hatırlatmaya yeter ve artardı bile. Tabii ki bunlarla yetinmezdik ve radyonun reklamında verilen iletişim numarasını arayarak yayına canlı olarak katılır daha sonrasında ise sevdiklerimiz için en çok dinlemekten keyif aldığımız şarkıyı istek olarak ister ve armağan ederdik. O dönemlerde ise genelde ayrılan sevgililerin ilk durağı radyo idi ve şarkılar armağan edilir , özlem duyulduğunu sadece radyo aracılığı ile karşıya duyurabilirdi insanoglu. Elbette ki duruma sadece sevgili açısından bakmamak lazım . Hele bir zamanlar o popüler olan almanyadaki akrabalarıma gönderiyorum sıradaki şarkıyı cümlesi bizi bizden almaya yeterdi bile . Genelte Türkiyede yaşayan insanların %90 nın almanyada muhakkak akrabası vardı ve radyoyu arayıp mutlaka almanyadaki akrabalarına şarkı gönderilirdi . Amma ve lakin o radyonun almanyadaki akrabaları tarafından dinlenilip dinlenilmediği bilinmezdi keza telefon sınırlı ve kısıtlı olduğu için irtibat pek sık sağlanmazdı. Sadece şarkı gönderilirdi iyi ve saf bir niyetle . Belkide sırf kıskandırma adına belkide Havalı görünmek adına almanyadaki akrabalara muhakkak günde en az bi on veya onbeş şarkı armağan edilirdi ..

Eskiden Radyonun Önemi

Hepimizin bir çocukluğu vardır ve bu çocukluklarımıza çoğu zaman özlem duyarız . Çocukluğumuzun vazgeçilmez parçalarından biride radyo dinlemekti elbette. Güzel sıcak ve samimi sohbetlerin döndüğü o çocukluk yıllarımızda arka planda çalan müzik bazen bir pikaptan gelen güzel bir plak kaydı olurdu bazen ise ajans saatlerinden sonra çalınan zeki müren şarkıları olurdu. O dönemlerde herkesin evinde bir radyo yoktu tabi. İnsanlar şimdi kadar şanslı ve herşeye anında erişim sağlayamıyorlardı. Genelde işten eve yorgun argın dönen insanlar güzel bir akşam yemeğinin ardından koyu bir sohbete koyulurlardı . Telefon yoktu chat siteleri yoktu , sohbet platformları yoktu sadece insanlar arasındaki ciddi bir sohbet söz konusu olurdu . Komşular birbirlerine pişirdikleri yemeklerden ikram eder ve bazende misafirliğe giderlerdi. Eskiden evlerden misafirler eksik olmazdı , insanlar birbirini sever sayar değer verir ve birbirlerini ziyarete giderlerdi. Şimdiki gibi apartmanlar yerine müstakil avlulu evlerin bahçelerinde dönen muhabbetlere 90 kuşağı ve öncesi muhakkak şahit olmuştur. İşte bu güzel ve samimi ortamlarda bile değişmez ve demirbaş aktivite olarak o yıllarda gönüllere taht kuran iletişim aygıtı yine radyo olarak karşımıza çıkmaktaydı. Şimdiki gibi otomatik değildi herşey , eski radyolar kocaman bir televizyon kadardı neredeyse. Frekansları yani gözle göremediğimiz o radyo dalgalarını yakalayabilmemiz için kocaman bir kutunun üzerine konulmuş olan frekans ayarlama aparatını çevirir dururduk. İlk çevirdiğimizde bozulan frekans yüzünden çıkan garip sinek ve arı vızıldamasına benzeyen ve bi hayli rahatsız edici etkisi olan o seslerden kurtulabilmek ve istediğimiz istasyonun frekans koduna erişebilmek için hızlı hızlı çevirir dururduk. Her radyonun kendine özgü müzik tarzı ve tabiki kendine özel bir frekansı mevcuttu ve hangi radyoyu dinlemek istiyorsak o koca makinanın tepesindeki aparatı çevirerek radyomuzun frekansını yakalayana kadar büyük bir sabır ve azimle uğraşmaya devam ederdik. Ama şimdilerde ise herşey o kadar otomatikleşti ki o manuel zamanları özlememek , aramamak belkide en kötü düşüncelerimiz arasında yer alabilir. Kısacası çocukluğa dair ne varsa hepsine duyduğumuz özlemlerden birazda ayırarak o günlerimizin vazgeçilmesi olan radyoyuda unutmamak gerekir çünkü o her zaman yanımızda ve gönüllerimizde taht kurmaya devam etmiştir devam edecektir..

Radyonun Tarihsel Gelişimi

Türkiyede var olan anayasalardan 1961 anayasası sonrasında karar verilen ve 1964 yılında faaliyete geçen TRT yani Türk Radyo ve Televizyonu ülkemizde ilk radyo yayınını gerçekleştirmiştir. Bu yayından sonrasında popülerliği gitgide artan radyo , ilk başlarda sadece haberleri ve siyasi alandaki gelişmeleri yayınlasada daha sonralarda insanların içinde bulundukları ruh hallerini düzenlemek ve güne ayak uydurmak ve toplumun nabzını tutabilmek adına , yeni çıkan şarkıları , albümleri ve en hit çalışmaları yayınlayarak dahada gelişmeye başlamış ve gün geçtikçe insanların vazgeçemediği bir iletişim organı haline gelmiştir. Yemek yerken , çay içerken , muhabbet , sohbet ederken , veya internette chat yaparken bile gündelik rutin hayatımızın bir parçası haline gelmeyi başarmıştır. Sohbet ederken alt yapıda hafif bir şekilde çalan güzel bir müzik sesinin var olması hem sohbeti hemde var olan aurayı rahatlatmak veya sakinleştirmek adına güzel bir girişimdir. Her ne kadar bizler muhabbetimize odaklansakta arka planda çalan radyodan gelen ses bizi rahatsız etmez aksine daha huzurlu daha mutlu bir hale getirir. Günümüzde gittiğimiz her cafede veya her barda yani kısacası tüm sosyal ortamların vazgeçilmezi olan müzik , o ortamın tercih ettiği radyo istasyonundan yayınlanan şarkılar eşliğinde gününü tamamlar. Çeşitli müzik tarzları ve farklı müzik kültürlerini bünyesinde herdaim barındırmayı başaran radyo insanların çok kültürlü olması üzerinde de ziyadesiyle etkilidir. Bizler ne olursa olsun müzikten kopamayıp onu gittiğimiz her yere götürebilmek için elimizden geleni yapmaya çalışan canlılarız . Radyo ise bize bu imkanı heryerde sunabilmekte , bazen piknik yaparken , bazen bir dağın tepesinde , bazen yerin yüzlerce metre altında , gözle görülmeyen radyo dalgaları sayesinde , kendimize uygun frekansı seçip , müzik tarzımızı belirledikten sonra keyifle dinlemeye koyuluruz. Radyonun en çok tercih edildiği alanlardan biride iş alanlarıdır. Genelde çalışırken bir şarkıya ihtiyaç duyarız ve radyoyu açar çalıştığımız iş temposuna göre müzik tarzımızı belirler ve işimizi o tempoya uydurarak günü bitirmeye çalışırız . Kısacası Müzik ruhun gıdasıdır ve bu gıdanın ilk insanlara dağıtımı tabiki radyo aracılığıyla gerçekleşmiştir.

Radyonun İnsana Etkisi

Radyo geçmişten günümüze en etkin iletişim araçlarından biri olarak her zaman varlığını korumuştur. İcadın gerçekleştiği zamandan bu yana pek çok çeşitli alanlarda kullanılmış ve insanlık için büyük bir buluş olarak tarihe geçmekle birlikte hala geçerliliğini sürdürmekte ve popülaritesinden ödün vermemeye devam etmektedir. Sosyal bir canlı olarak insan her zaman farklı aktivitelere kucak açmış , araştırmış ve farklı etkinlikleri yaşayabilmek adına gelişim göstermiştir. Herşey ihtiyaçtan doğduğu gibi radyoda insanoglu için bir ihtiyaç haline gelmiş ve daha sonrasında ise hızlı bir şekilde gelişerek gündelik hayatımızda çok önemli bir yere sahip olmayı başarmıştır. Günümüz toplumlarında haberleri , yeni çıkan albümleri ve en hit müzikleri bizlere ulaştırmakla birlikte , farklı kültür ve toplumların müzik kültürünü , farklı müzik tarzlarını diğer toplumlara ulaştırarak dünyada globalleşme adına çok önemli etkiye sahiptir. İnsanlar bu iletişim aracını çeşitli ihtiyaçları doğrultusunda kullanmakla birlikte , gün geçtikçe önemini artırmaya devam etmiştir. Bu durumla birlikte tabiki yeni radyo istasyonlarının kurulması ve bu istasyonların dünyanın heryerinde yaşayan insanlara haber , bilgi , teknoloji , savaş , sanat , galesi , spor , madalya ve törenler gibi etkinlikleri ulaştırmak için her zaman en aktif iletişim aygıtı olarak kullanılmıştır ve kullanılmaya devam etmektedir. Hayatı kolaylaştırmak adına insanlara birinci ağızdan yapılan tüm konuşmaları ve gerçekleri iletmesi açısından günümüzde her ne kadar televizyon tercih edilse de bir türlü radyo geri planda kalmamıştır ve etkisini korumaya devam etmiştir. Televizyon radyodan sonra bulunmuş olmasına rağmen radyoyla eşit derecede ilerlemiş onu geri planda bırakmayı başaramamıştır . Bu durumun sebebi ise insanların görüntüye dikkat etmemesi gerektiği zamanlarda sadece işitme duyusunu kullanarak yeni gelişmelerden haberdar olmasından kaynaklanmaktadır . Bildiğiniz üzere radyoda görüntü yoktur ve dikkat gerektirmez. Yani televizyon hem görsel hemde işitsel duyumuzu kullanmamızı isterken radyo tam aksine sadece işitsel duyu organımızla bizlere diğer dünyaların kapılarını açar.