Pts. Ara 10th, 2018

Biyografi

Berksan

Berksan müziğe ilkokul üçüncü sınıfta başladı. Babasının Berksan’ın müziğe olan ilgisini keşfetmesiyle Ankara Radyo Evi’nin açtığı bir sınavla Türk Sanat Müziği Çocuk Korosu’na girdi. Özgen Gürbüz yönetiminde beş yıl çocuk korosunda çalışmalarını sürdürdü. Daha sonra Tuncay Yalın’dan şan dersleri almaya devam etti. Solo olarak ilk sahne deneyimini Ankara’da Cabere adlı kulüpte gösterdi. Birkaç yıl sonra aynı kulüpte istek üzerine yeniden sahneye çıktı. Bu sırada İstanbul’a yerleşmeye karar verdi. Albümde bulunan şarkıları hazırladığı süre içerisinde İstanbul’da büyük bir kulüpte vokal olarak çalıştı. Daha sonra uzun bir çalışma sonrasında şarkıcının ilk albümü olan “Çilek” piyasaya çıktı.

2003’ün Eylül ayında radyolarda Berksan’ın adı ilk kez çıkış şarkısı “Çilek” ile duyuldu. Herkesin “Çilek” dediği ilk solo albümü ile pop müzik dünyasına başarılı bir giriş yaptı. 2 klip çekilen “Çilek” albümünün müzik kanallarında ve radyolarda en çok istek alan şarkıları “Çilek”, “Unutamam” oldu.

Berksan’ın ikinci stüdyo albümü “Kalbime Dönüyorum” 12 Mayıs 2005’te müzikseverlerle buluştu. Birinci albümde olduğu gibi yine birçok başarılı şarkısıyla dikkat çeken albümde, “Tıpış Tıpış”, “Delirdin Mi? Şaşırdın Mı?”, “Aşka Mahkuma” klipler çekildi. “Kalbime Dönüyorum” albüm ve şarkılarıyla ödüller kazanma alışkanlığı kazanmaya başladı. Albümün çıkış parçası “Tıpış Tıpış” 2005 yılında POPSAV tarafından yılın şarkısı ödülünü aldı.

Berksan ilk single albümü “Öpüşelim Mi?” ile 10 Mayıs 2006’da müzik piyasasına ağırlığını koydu.

Berksan 3. albümü “Bay Bay” ile 19 Haziran 2007 tarihinde müzik piyasasına ağırlığını koydu.

İki yıl sonra 9 Şubat 2009 Pazartesi günü “Zaaf” adlı albümünü çıkarttı. Albümdeki 6 şarkı ve 4 remiks versiyonunda sözleri Berksan’a aittir. Albümün aranjörlüğünü Alper Erinç üstlenmiştir. Bu albümde “Zaaf”, “Bir Şeyler Oluyor” gibi şarkılar çok sevildi. Albümün ilk klibi “Zaaf”a çekildi.

Zaaf albümünden sonra iki yıl ara veren Berksan, hayranlarını ve müzikseverleri daha fazla bekletmeyerek “Su” (2011) albümünü piyasaya çıkardı.

İki yıl aradan sonra Berksan birçok bestesini sanatçı arkadaşlarına vererek ve bu bestelerinde hit olmasının ardından hemen verdiği bestelere benzer parçaların içinde olduğu “OH OH (2013)” albümünü çıkardı. Albümün ilk video klibinide “OH OH” isimli parçasına çekerek merak içindeki hayranlarını ve müzikseverleri çok bekletmedi.

Bora Duran

23 Mart 1978 tarihinde doğan Bora Duran’ın müzikle yakınlaşması, ortaokul yıllarında, gitarı ile birlikte farklı gruplarla tanışarak başlamıştır. 1995 yılında Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı’na girip, klasik kemençe eğitimine başlayana dek, bu gruplarla çalışmalarını sürdürmüştür. 2001 yılına kadar İzmir’de birçok mekanda müzikle uğraşmıştır. Öte yandan, Türk – Yunan Dostluk Derneği ile işbirliği içerisinde, müziğini ülke dışına da taşımıştır.

Daha sonraları müziğini paylaşıp geliştirmek adına İstanbul’a geldiği yıllarda Vedat Sakman ile tanışmıştır. Stüdyo Sakman’da Selçuk Yöntem’in “Şiir Niye?” adlı albüm çalışmasında görev almıştır. İlk demo albüm hazırlıklarına da bu stüdyoda başlamıştır. Bora Duran, Ezginin Günlüğü grubuyla “Dargın mıyız?” albümünün kayıtlarında birlikte çalışmış ve Grup ile birlikte birçok projede daha yer almıştır.

Aranjör Yıldıray Gürgen ile birçok albüm projesinde klasik kemençe, gitar, perdesiz gitar ve sesiyle görev alan Bora Duran, bu çalışmalardan biri olan Yılmaz Erdoğan’ın şiir albümünün oluşum sürecinde BKM ile tanışmıştır. Bu tanışma sonrasında, Deniz Erdoğan ile birlikte BKM Mutfak ve “Çok Güzel Hareketler Bunlar” ekibinin canlı müzik ve tv program müzik sorumluluğunu yürütmüş ve “Organize İşler” film müzikleri projesinde yer almıştır.

Aynı dönemde sözü ve müziği kendine ait olan “Gül Senin Tenin” adlı şarkısını Mahsun Kırmızıgül seslendirmiştir.Ortaklarıyla beraber 2006 yılında Moda’da kurmuş oldukları Harem’s Production’da, kendi albüm çalışmalarını hızlandırmış; söz, müzik ve aranjeleri kendisine ait olan 9 şarkılık ilk albümünü tamamlamıştır. Bora Duran 2011 yılında çıkardığı “Her Sabah” adlı albümünde, 2005 yılında Mahsun Kırmızıgül’ün seslendirdiği; kendisine ait olan “Gül Senin Tenin” şarkısını yeniden yorumlamıştır. Ayrıca albümde bir Fikret Kızılok klasiği “Bir Harmanım Bu Akşam” şarkısını yeniden yorumlamıştır. 2012 Ekim ayında sözü, müziği ve düzenlemesi kendisine ait çalışması “Sen De Gidersen” adlı single’ı yayınlamıştır.

2013 yılında sözü ve müziği kendine ait “Helal Olsun” adlı çalışması Işın Karaca, “Seviyorum” adlı çalışması Atiye tarafından seslendirilmiştir.

2013 yılında 12 şarkının yer aldığı ikinci albümünü tamamlayarak yayınlamıştır. “İnsan” adlı albümde, söz ve müziği kendisine ait 10 şarkının yanı sıra söz ve müziği Hüsnü Arkan’a ait “Müebbet” adlı yeni bir şarkıyı ve sözleri Salih Korkmaz, bestesi Suat Sayın’a ait “Bitmeyen Çile” adlı sanat müziği eserini yorumlamıştır.

Sıla Gençoğlu

17 Haziran 1980 tarihinde Denizli’de dünyaya geldi. İlkokulu Denizli’de okuyan Sıla, lise öğrenimi için İzmir’e anneannesinin yanına yerleşti. Sahne çalışmalarına ilk olarak İzmir Özel Tevfik Fikret Lisesi’nde başladı ve Türk Halk Müziği ile Türk Sanat Müziği korolarında korist ve solist olarak görev aldı. Lise ikinci ve üçüncü sınıflarda özel şan derslerine başladı. İzmir Devlet Opera ve Balesi sanatçılarından Sabahat Tekebaş ile şan ve ses eğitimi üzerine çalıştı.

1998 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne başladı. Burada 1 yıl okuduktan sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Caz Vokal Bölümü’ne geçiş yaptı. Bu dönemde, Afyon Caz Festivali’nde Neşet Ruacan, Nedim Ruacan ve Nezih Yeşilnil’den oluşan caz orkestrasında solist olarak görev aldı.

Üniversite eğitimine devam ederken Efe Bahadır’la tanıştı. Kısa bir sürenin ardından Kenan Doğulu ile tanışarak onun yedi sene vokalistliğini yaptı. Ayrıca Sıla’nın yaptığı besteler ve yazdığı şarkı sözleri Ferhat Göçer (Vur kadehi Ustam), Kenan Doğulu (Boğaziçi), Emel Müftüoğlu (Ağla Ağla) gibi birçok ünlü sanatçının albümlerinde yer aldı. Geniş kitleler onun sesiyle ilk kez Sezen Aksu ile yaptıkları ve “Sıla” dizisinin şarkısı olan ortak besteleri “Sıla – Töre” sayesinde tanıştı.

Sony Music etiketiyle 2007 yılında kendi adını taşıyan ilk albümünü Ozan Doğulu prodüktörlüğünde piyasaya sürdü. Albümde bir tanesi Gözde Kansu’yla, bir tanesi de Sezen Aksu’yla ortak olmakla birlikte tüm şarkı sözleri Sıla’ya aittir. Çıkış parçası “…Dan Sonra” ile Türkiye’de kısa zamanda 1 numaraya ulaşmış ve 12 hafta 1 numarada kalmıştır. Avrupa Radyo Listeleri’ne ise 88 numaradan giriş yaparak 12 hafta ilk 100’de kalabilmeyi başarmıştı.

2008 yazında bu şarkıyı ünlü Yunan şarkıcı Tamta Yunanca sözlerle tekrar yorumlamış ve tekli olarak piyasaya sürmüştür.

2008 yılında ikinci teklisi olan “Kenar Süsü”ne klip çekmiştir. İlk albümünden yalnızca iki video klip yayınlayan şarkıcı, bu albümden sonra Ciclon grubu ile beraber olarak kaydettikleri “Shaker” albümünden “Yaz Geliyor Heyoo” isimli parçayı yeni teklisi olarak belirlemiş ve bu şarkıya 2008’in yaz aylarında bir video klip hazırlamıştır. Şarkı Türkiye listesinde 34 numaraya yükselmiştir.

2009 yılında Sony Music etiketiyle “İmza” adlı ikinci albümünü piyasaya sürdü. Bu albümün ilk teklisi olarak “Sevişmeden Uyumayalım”ı seçti ve bu şarkı 3 hafta boyunca 1 numara olmayı başardı. İkinci tekli olarak “İnşallah”ı seçen Sıla, bu şarkısıyla da Türk listelerinde 2 numaraya kadar yükselmeyi başarmıştır. “Yara Bende” isimli üçüncü teklisine Kemal Doğulu yönetmenliğinde bir video hazırlayan sanatçı, bu şarkısıyla da 4 numaraya yükselmiştir. Albümün dördüncü video klibi ise, konser görüntülerinden oluşan videosuyla “Bana Biraz Renk Ver” olmuştur ve 2010’un Mart ayında gösterime girmiştir. Bu şarkı da Türkiye listesinde 3 numaraya yükselmiştir.

Sıla’nın 2010 yılında yayınlanan “Konuşmadığımız Şeyler Var” albümü yayımlandığı yıl Türkiye’de en çok satan albüm oldu.

2010’un Haziran ayında piyasaya sürülen Ozan Doğulu’nun ilk albümü “130 Bpm”de “Alain Delon” isimli şarkısıyla yer alan şarkıcı, Ozan Doğulu ile beraber bir video klip çekmiştir. Şarkı, 15 Temmuz tarihli listede 1 numaraya yükselirken, Avrupa Radyo Listesi’nde de kendine yer bulmuş ve bu listede 67 numaraya yükselmiştir.

2012 yılında “Joker” albümünü yayınlayan sanatçı, bu çalışmada önceki 3 stüdyo albümündeki şarkıları kendi orkestrası ile Olimpos’da bir otelde farklı düzenlemelerle yeniden yorumlamıştır. CD – DVD olarak 1 Haziran 2012 gününde piyasaya sürülmüştür. Ardından yine Sony Music etiketiyle 2012 yılında “Vaveyla” albümünü müzikseverlerle buluşturdu.

Sony Music etiketiyle 2014 yılında yayınlanan, Sıla ve Efe Bahadır’ın prodüktörlüğünü birlikte üstlendiği “Yeni Ay” albümündebirbirinden güzel 10 şarkı yer aldı. Albüm, iki disk şeklinde yayınlanmıştır. İkinci diskinde, parçaların demo versiyonları bulunuyor. İlk diskte bir tane versiyon olmakla birlikte toplam 11 şarkı yer almaktadır. İkinci diskte ise 12 adet demo parça vardır. Bu albüm iTunes Türkiye mağazasında bugüne kadar en çok satan albüm olarak rekor kırmıştır. Bu albümden kliplendirdiği “Vaziyetler” ve “Yabancı” şarkıları Türkiye listelerinde zirveye oturmuştur.

Ünlü müzisyen Kayahan’ın anısına yayınlanan saygı albümünde “Canım Sıkılıyor” şarkısına getirdiği yorumu müzikseverlerin oldukça beğenisini kazandı. 2008 yılından bu yana çeşitli kategorilerde 25 ödülün sahibi olan Sıla, her biri kapalı gişe olan konserlerine devam etmektedir.

Sony Music etiketiyle “Mürekkep” albümünün ilk video klibi “Afitap” tüm dijital platformlarda ve SılaVEVO YouTube kanalında yayınlandı. “Mürekkep” albümünden “Engerek” ve “Yan Benimle” şarkıları kliplendirildi. “Yan Benimle” yayınlandığı günden itibaren YouTube trend videolarda 1 numaraya yerleşti.

Diskografi:

Sıla 2007
İmza 2009
Konuşmadığımız Şeyler Var 2010
Vaveyla 2012
Yeni Ay 2014
Mürekkep 2016
Muhbir 2017

Ekin Uzunlar

“…Ekin Uzunlar namı değer Sihirli Parmaklar ya da hayranlarının ona söylediği gibi The King in the North…”

21 Ağustos 1991 yılında Trabzon Çaykara’lı bir ailenin çocuğu olarak istanbul’da dünyaya gelen Ekin Uzunlar 7 yaşında iki tahtayı birbirine sürterek başlamış olduğu sanat hayatına, dayısının desteğiyle resmiyet kazandırarak 8 yaşından itibaren kemençe çalmaya başlamıştır. Günümüz Karadeniz otantik müziğiyle batı müziğini sentezleyerek kendi tarzını ortaya koymustur. Kat ettiği bu yolda ona en büyük desteği veren, renkli kişiliği, mizahi anlayışı ve sahne performansıyla birlikte yine kendisi olup kemençeyi de kendi kendine öğrenmiştir. Ayrıca Ekin Uzunlar aktif olarak Pera Güzel Sanatlar Lisesi Tiyatro Bölümü mezunudur. Teona isimli Karadeniz grubunda bir süre kemençe sanatçısı olarak çalışmıştır.

Ekin Uzunlar 2012 yılından beri hayranlarıyla sosyal medya üzerinden şarkılarını buluşturuyor ve her geçen gün daha da büyük kitlelere ulaşmakta. Kemençeyle sergilediği Jazz performansı, Mustafa Ceceli, Sinan Akçıl gibi isimlerin şarkılarında çaldığı kemençeyle sınırları zorlamaya devam etmektedir…

Aysel Yakupoğlu

Aysel Yakupoğlu 1982 yılında Ankara Bala’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Demetevler İlköğretim Okulu’nda, liseyi Yenimahalle Yunus Emre Kız Meslek Lisesi’nde okudu.

1999 yılında Kültür Bakanlığı Türk Halk Müziği Korosu’na girmeye hak kazandı. Bakanlık bünyesinde solist olarak yurtiçi ve yurtdışı turnelerine katıldı.

2002 yılında Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuarı Türk Müziği Bölümü’ne girdi, 2006 yılında iyi bir dereceyle mezun oldu. Adapazarı ve Ankara’da geçici olarak müzik öğretmenliği yaptı. Aynı süre içinde sahne hayatına devam etti. Birçok sanatçının albümlerinde vokal ve düet yaptı.

Halen Ankara Yenimahalle Belediyesi’nde koro şefi ve solist olarak devam etmekte…

Demet Akalın

Demet Akalın, 23 Nisan 1972 yılında Gölcük, Kocaeli’de doğdu. İlk öğretimini Gölcükte ve lise eğitimini buradaki Gölcük Barbaros Hayrettin Lisesi’nde tamamladı. Annesinin desteği ile Yaşar Alptekin’in mankenlik kursuna girdi. Ardından Neşe Erberk’te mankenlik yapmaya başladı. O dönemde ciddi ve iyi bir meslek olan mankenlikte aranan bir isim oldu. O dönemde bazı filmlerde de rol aldı. Bunlar: 1992 yılında “Günlerden Pazar”, 1994 yılında “Tele Anahtar” ve aynı yıl Hülya rolüyle “Sensiz Olmaz” filmlerinde rol aldı. Ece Sükan ile beraber Hayatın Anlamı isimli TV Filminde rol aldı.

Demet Akalın, mankenliği devam ederken gazinolarda sahneye çıkmaya başladı ve kısa süre sonra ilk albümü “Sebebim”i çıkardı.İlk klibini “Sebebim” şarkısına çeken Akalın büyük bir başarıya ulaşmasa da sevilen bir parça oldu. Şarkının bestesi Niran Ünsal imzalıydı. İki yıl sonra bir ilk yaparak bir dizide oynadı. 1998 yapımı “Sibel” isimli dizide, “Deniz” karakterini canlandırdı.

2000 yılında çıkarmış olduğu “Yalan Sevdan” ile o dönemlerde tutulmayan single’ların arasında ön plana çıkmayı başardı.Bu maxi single’daki “Senin Anan Güzel Mi?” oldukça beğenildi ve sanatçının ilk hit parçası oldu.

“Yalan Sevdan” teklisinden üç yıl sonra “Unuttum” albümünü piyasaya sürdü. Albüm 79.000 kopya satabildi. İlk teklisi Nalan imzalı “Unuttum” oldu. Albümün ikinci klibi “Gazete”ye çekildi.

Demet Akalın, 2004 yılında “Banane” albümünü piyasaya sürdü. Albümde Ersay Üner ile işbirliğini sürdürdü ve albümüm müzik yönetmenliğini de Suat Aydoğan üstlendi. Albüm Aralık ayında çıktı ve 2004 yıl sonuna kadar 40.000 satarak önemli bir başarı elde etti. Çıkış teklisi, Serdar Ortaç imzalı “Bittim” büyük bir hit olurken, albümün ikinci teklisi “Aşkın Açamadığı Kapı” daha büyük bir ses getirdi. “Banane”, Yıldız Tilbe imzalı “Vuracak” ve yaz hiti olan “Bir Anda Sevmiştim” ile albümünün başarısını arttırdı. “Banane”nin klibi ile Madonna’nın bir klibi arasında benzerlikler olması üzerine Akalın olumsuz eleştiriler aldı.

2006 yılında düzenlenen 12. Kral TV Video Müzik Ödüllerinden “En İyi Pop Kadın Sanatçı” ve “Yılın “Şarkısı” adaylıklarını elde etti. Bunlardan Sude Bilge Demir imzalı “Aşkın Açamadığı Kapı” ile “Yılın Şarkısı” ödülünü aldı.

2006 yılında “Kusursuz 19” albümünü yayınladı. Çıkış teklisi “Afedersin” oldu. Türkiye resmi listesinde 7 hafta bir numarada kaldı ve o yılın en uzun 1 numara olan şarkısı oldu. “Afedersin” Avrupa Top 100 Listesine de giriş yaptı. 8 hafta boyunca listede kaldı ve en yüksek 69 numaraya kadar yükseldi. Büyük bir yaz hiti haline gelen şarkı, radyoların da en çok çaldığı şarkılardan biri haline geldi. Sonraki klibi olan “Herkes Hak Ettiği Gibi Yaşıyor” şarkısıyla da Türkiye listelerinde bir numaraya kadar yükseldi. Avrupa Listelerinde 2 hafta kaldı. En yüksek 85 numaraya kadar ilerlemiştir. Aynı albümden iki bir numara çıkaran Akalın, 2006 yılında en çok zirvede kalan sanatçı oldu.Albüm o yıl 147.000 kopya sattı.Bu albümle ilk kez MÜ-YAP’tan altın ödül almayı başardı. Akalın’ın o yıl Kral TV Video Müzik Ödüllerinden “En İyi Pop Kadın Sanatçı” ve “Afedersin” ile “Yılın Şarkısı” adaylıkları elde etti. Bu adaylıkların ikisin de kazanmayı başardı.

3. klibi “Mantık Evliliği” de Billboard Listelerinde ilk 5’e girmeyi başarıp 4 numaraya kadar yükselmiştir. 4. klip “Alçak” adlı şarkıya çekilmiştir. “Alçak” oldukça beğenilmiş ve Billboard listesinde 11. sıraya yükselmiştir. Ayrıca albümde bulunan “Sana Değer” adlı Yıldız Tilbe parçası klip çekilmemesine rağmen büyük ilgi görmüş ve Powertürk Tv’de klipsiz olarak yayımlanmıştır. Şarkı Billboard listelerinde 10 numaraya kadar yükselme başarısı göstermiştir.

2007 ylında “Tatil” adlı single’ını çıkarmıştır. Single biri versiyon 2 şarkıdan oluşmakta. “Tatil” şarkısı Billboard Listelerinde 2 numaraya kadar yükselmiştir. Akalın, bu şarkının başarısıyla Kral TV Video Müzik Ödüllerinden 2. kez “En İyi Pop Kadın” ödülünü almıştır.

Bir yıl sonra “Dans Et” albümünü çıkarmıştır. Albüm 128.000 satış rakamıyla en çok satan albümler arasına girmiştir. MÜ-YAP’tan altın ödül almayı bu albümüyle de hak etmiştir. Çıkış şarkısı “Mucize” 7 hafta Billboard Listelerinin zirvesinde kalmıştır. Avrupa Listelerinde ise en yüksek 83 numaraya kadar yükselmiştir.

2009 senesinde Ersay Üner ve Erhan Bayrak’ın prodüktörlüğünü üstlendiği “Toz Pembe” adlı single’ı piyasaya sürdü. Şarkı yaz aylarının yoğunluğu arasında Türkiye Listelerinde 1 numaraya kadar yükseldi. Avrupa Listelerinde ise en yüksek 90 numaraya ulaştı. Şarkı bir tekli olmasına karşın Hürriyet gazetesinin hazırladığı “2009’un En İyi 10 Yerli Albümü” listesinde 7. sırada yer aldı.

Ağustos 2009’da Önder Bekensir ile evlenen Demet Akalın, bu sırada yeni albümü Zirve’nin hazırlıklarını yapmaktaydı. Bu yeni albümle imajını da değiştirmeye karar veren Akalın, uzun bir süre sarı olan saçlarını koyu kumral renge boyattı. 2010 yılının nisan ayında “Zirve” albümünü çıkaran Akalın bu albümle de oldukça başarılı bir grafik çizdi. Albüm 2010 yılı sonunda ise 83.000 satarak en çok satan albümler arasına girmeyi başardı. Albümde Ersay Üner, Gökhan Şahin, Ceyhun Çelikten, Yıldız Tilbe, Tan Taşçı, Erdem Kınay söz ve müzikleriyle, Erhan Bayrak, Ersay Üner ve David Şaboy ile Ozan Yılmaz ise aranjeleriyle yer aldı. 90’larda Hazal’ın seslendirdiği ve sözü müziği Yıldız Tilbe’ye ait olan “Bozuyorum Yeminimi” şarkısında Ziynet Sali ile düet yaptı. 90’larda Yıldız Tilbe’nin seslendirdiği “Dayan Yüreğim” şarkısı albümde farklı bir düzenleme ile yer aldı.

Çıkış parçası olarak “Tecrübe” şarkısına çekilmek üzere Teoman Topçu yönetmenliğinde kızlar ve erkeklerin futbol maçı yaptığı, 40.000 TL bütçeli bir video klip çeken Akalın, yapım şirketinden bu klibin de Corenell’in ‘Keep On Jumping’ videosundan alıntılandığını öğrendi. Bunun üzerine hiç düşünmeden klibi çöpe atan şarkıcı, Tamer Aydoğdu yönetiminde yeni bir klip çekmiştir. Klip ilk kez 1 Mayıs 2010 tarihinde Kral TV’de yayınlanmıştır. Şarkı Billboard listelerinde 2 numaraya kadar yükseldi. Şarkının başka bir başarısı ise “Avrupa’nın En İyi Dans Müziği” yarışmasında Türkiye’den “Tecrübe” şarkısı seçildi. Oylamada 40 ülkenin arasından 2. olmayı başardı.

Albümün ikinci klibi “Evli, Mutlu, Çocuklu” şarkısına çekildi. Şarkı Billboard listelerinde 8 numaraya kadar yükseldi. Ayrıca Kral TV’nin hazırladığı “2010’un En İyi 50 Şarkısı” listesinde 3 numarada gösterildi ve ilk 3’te yer alan tek kadın sanatçı oldu. Üçüncü klip “Çanta” şarkısına çekildi. Şarkı Billboard listelerinde 3 numaraya kadar yükseldi. Ayrıca Akalın, bu kliple birlikte bir ilk yaparak klibin yönetmenliğini kendisi üstlendi.

Albümün ilk slow klibi olan “Bozuyorum Yeminimi” klibinin konusunu da Akalın yazmıştır. Klip versiyonunda şarkıcıya Ziynet Sali eşlik etmemiştir. Beşinci klip “Umutsuz Vaka”ya çekilirken, yalnızca klibe özel olarak dünyaca ünlü rapçi Fatman Scoop, Demet Akalın’a eşlik etmiştir. Altıncı klip, daha klibi çekilmeden hit olan “Olacak Olacak”a Şubat 2011’in ilk günlerinde soğuğa ve kar yağışına rağmen Uludağ’da ve de Akalın’ın konakladığı Bursa Karinna Otel’in kazan dairesinde çekilmiştir.

Erdem Kınay’ın ilk proje albümü “Erdem Kınay – Proje”de Rota ve Emanet şarkılarını seslendirmiştir. Demet Akalın uzun süren çalışmalar sonucu “Giderli 16” albümünü piyasaya çıkarmıştır. Albümde Sinan Akçıl, Özcan Deniz, Gökhan Özen gibi isimlerle çalıştı.

23 Nisan 2014 tarihinde piyasaya sürülen “Rekor” albümü Akalın’ın doğum gününe denk getirilmiştir. Bu albümünde Gökhan Özen, Ersay Üner, Fettah Can, Cansu Kurtçu, Emrah Karaduman, Gökhan Şahin, Erdem Kınay, Erhan Bayrak gibi müzisyenler ile çalışılmıştır. Toplamda 16 şarkı bulunduran albümün öne çıkan şarkısı son zamanların hit şarkılarına imza atan Gökhan Şahin ve Emrah Karaduman ikilisine ait olan “Rekor” oldu. Çıkış şarkısı ise söz ve müziği Gökhan Özen tarafından yazılan “İlahi Adalet” olarak seçildi.

Emrah

Elyesa Erdoğan ve Ayten Erdoğan’ın tek çocuğu olan Emrah Erdoğan, 1971 yılında Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde doğdu. Babasını 1.5 yaşında kaybettikten sonra annesinin işi nedeniyle Elazığ’ın Maden ilçesinin Güleman köyünde ilkokula başladı.

Okulda müziğe olan ilgisi ve özellikle sesinin güzelliği müzik öğretmeninin dikkatini çekti. Müzik öğretmeninin desteğiyle Emrah’a amatör bir demo kaset yapıldı. Emrah yaşantısına Diyarbakır’da devam ettiği süreçte eniştesi ve yakın çevresinin teşviki ile 4 adet amatör kaset yapılarak videoları çekildi. Bu kaset ve videolar bölgede kısa zamanda arz talebi meydana getirdi ve “Küçük Emrah” isminin büyümeye başladığı ilk yıllar oldu.

Bu 4 amatör kasetin bölgede getirdiği ses İstanbul’dan duyuldu. Ve Emrah İstanbul’dan gelen ilk yapımcısı Mustafa Güneş’in profesyonel teklifi ile ününü Türkiye’ye duyurmaya hazırdı. İlk profesyonel albümü “Ağam Ağam” ile beklenen oldu. Diyarbakır’da yapılan 4 amatör kasetin yarattığı sansasyonun benzeri bu sefer Türkiye çapında yaşandı. Emrah sanat kariyerine “Küçük Emrah” ismini 1980’li yıllara damgasını vurarak başladı.

Emrah günümüze kadar gelen süreçte müzikal anlamda 22 stüdyo albümü, oyunculuğunu yaptığı 18 sinema filmi, 4 tv filmi, 9 tv dizisi, sunuculuğunu ve jüri üyeliğini yaptığı 3 tv programı ile Türkiye’nin son 35 yılına damgasını vurdu. Sayısız yurtiçi yurtdışı konser, sayısız yurtiçi yurtdışı ödül peşi sıra geldi.

Emrah günümüze kadar olan kariyerinde birçok ilkede imza attı.

1994 yılında Türkiye’nin 50.000 bilet satışlı ilk stad (İnönü Stadyumu) konserini veren sanatçı olması,

2000’li yılların başında memleketi Diyarbakır Ergani’ye anne ve babasının adını verdiği “Ayten Elyesa Erdoğan Özel Eğitim ve Uygulama” engelliler okulunu yaptırdı. Halen eşi Sibel Erdoğan engelliler okulunun fahri anneliğini yürütmektedir.

2013 yılında yazıp, yönettiği ilk sinema filmi “Gelmeyen Bahar” ile yönetmenlik kariyerine start verdi.

2014 yılında Sibel Erdoğan ile evlenen sanatçının bir yıl sonra Elyesa adını verdiği çocukları dünyaya geldi.

2015 yılında kariyerinin ilk reklam anlaşmasını yaptı. Mc Donald’sın reklam yüzü olarak reklam filmi çekildi. Bu reklam filmi aynı yıl sonunda Kristal Elma ödüllerinde büyük ödüle layık görüldü.

2016 yılında; uzun bir aradan sonra Ntc Medya yapımcılığında Atv ekranlarına “Aşk ve Mavi & Götür Beni Gittiğin Yere” adlı dizi ile geri döndü.

Emrah başarılı sanat kariyeri yanında örnek yaşantısı ile yanlı yansız herkesin gönlünde taht kurdu.

Sigara,alkol vb zararlı madde kullanmayan sanatçı sosyal sorumluluk projelerinde sanatçı duyarlılığı ile ön safta durarak kitlelere örnek olmaya devam etti.

Burcu Güneş

12 Ağustos’ta İzmir’de doğdu. Ailenin tek çocuğu olarak müzikle iç içe büyüdü. Şirinyer’de geçen çocukluk yılları ailesindeki ayrılıklar ve mücadelelerle geçti. Babasının müzikle dolu dünyasında küçükbir çocukken bile her an evde ve babasının çalıştığı yerlerde olan müzik provalarında pek çok şeye iştirak ederek, ilk bestesini 12 yaşında yaptığında gelecekte müziği seçeceğini göstermeye başlamıştı bile.

Sürpriz sayılmayacak ilk sahne deneyimine babasının işleri nedeniyle, İzmir’den Antalya’ya taşındıklarında 13 yaşında babasına vokal yaparak başladı. Aslında böylece profesyonel sahne çalışmalarına ilk adımını atmış oldu.

Bir süre sonra babası ile kurdukları Dio, Trio ve orkestralarla, büyük otellerde ve tatil köylerinde jazz ve pop müzik şarkıları söyledi. Burcu daha o yıllarda kendi dinleyici ve hayran kitlesini oluşturmaya başlamıştı. Çevresindekiler ve bu süre içerisinde onu duyan, dinleyemeye gelen insanlar küçük bir çocuktaki bu güçlü ses ve şarkı söyleme yeteneği karşısında büyük hayranlık ve şaşkınlıklarını gizleyemiyorlardı. Çoğu onu jazz söylerken bir İngiliz veya Amerikalı zannederek yanına yaklaşıp konuşmaya başlıyorlardı. “Zenci gırtlaklı beyaz kız” lakabı o günlerden kalan bir tanımlamaydı.

Annesi ve babası Burcu henüz 7 yaşındayken boşanmışlardı. Yıllarca annesine duyduğu özlemin birikimi sonucu 18 yaşına geldiğinde İzmir’e giderek onunla yaşamaya başladı. Aynı yıllarda İzmir 9 Eylül Devlet Konservatuar Müdürü Prof. Müfit Bayraşa’dan şan, artikülasyon ve solfej dersleri alarak kendini geliştirmeye devam etti. İzmir’in tanınmış Jazz klüplerinde ve bazı büyük otellerinde, yaz ayları Bodrum’da şarkı söylerken bir yandan Müfit Bayraşa ile çeşitli festivallere ve müzik yarışmalarına katıldı ve birçok ödül aldı. Aynı dönemde kendi söz ve bestelerini o yıl İzmir’e gelen dünyaca ünlü klasik piyanistimiz Burçin Büke’ye dinletti. Birlikte stüdyoya girerek her ikisine ait şarkılar oluşturup kayıtlarını hazırladılar.

Bu kayıtlar İstanbul’a Raks Universal plak şirketine gönderildi. Bir hafta sonra bu şirketten Galip Kayıhan ve Koral Sarıtaş’tan gelen teklifle acil olarak İstanbul’a ilk albümünü hazırlaması için çağırıldı.

1998 yılında Türkiye’nin en önemli müzik adamlarından Garo Mafyan, Nino Varon, Tanju Arıkan ve ekibiyle ilk albümü “Aşk Yarası”nı piyasaya süren Burcu, bu albümde ayrıca Gloria Gayner’ın söylediği “First be a Woman”
isimli şarkıyı Zeynep Talu’nun yazdığı Türkçe sözlerle yorumladı. Albümden 2 şarkı “Alimallah ve Yaşadık Bitmedi” Fransa’da “compilation” bir albümde yer aldı ve oldukça ses getirdi. 1998 yılının en iyi çıkış yapan bayan pop şarkıcısı oldu. Ülkemizin tanınmış sanatçıları, köşe yazarları ve büyükleri tarafından desteklenen, basına lansman kapağındaki “Güneş’in Kızı” Burcuartık Türkiye’deki üç önemli sesten biri sayılıyordu.

1999 yılında Amerika’da yaşayan müzisyen Melik Yirmibir ile ikinci albümün hazırlıklarına başladı. Bu albümünde daha farklı yönlerini ortaya koymak isteyen Burcu, dünyaca ünlü müzik adamı, besteci ve prodüktör Ara Dinkjian ile bu albümünde ortak bir çalışmaya girdi ve 5 adet Ara Dinkjian şarkısını yorumladı. Bu etnik müzik tarzıyla birleşmiş pop kültüründeki çalışma, Amerika’da dünyaca tanınan müzisyenlerin katkılarıyla tamamlandı. Davulda Horacio ‘El Negro’Hernandez, klavyede Jim Beard, perküsyonda
Arto Tunçboyacıyan bunlardan bazılarıdır. Kendi söz ve besteleriyle albümde üretici yanını daha da pekiştiriyordu. Erol Köse ile anlaşmaya varan ve şirketini, sözleşmesini yenileyen sanatçı albümü biraz da yeni ekibiyle tazeledi. Zenci gırtlağı ile tanınan Burcu Güneş bu çalışmasında pop tarzının dışına çıkan bir eser olan “Çile Bülbülüm” isimli Türk Sanat Müziği şarkısını başarılı bir şekilde icra etti ve Türkiye’de bu şarkının yıllar sonra yeniden çok popüler olmasına neden oldu.

2001 yılına kadar ikinci albümün hazırlıkları sürdü. Birçok müzisyenle işbirliği yapıldı.. Son yılların başarılı ismi Tufan Taş, aranjörlüğe ilk kez bu albümde başladı ve ilerleyen yıllardaki müzikal ortaklıklarının prodüktörlüğe varan yolu açıldı. İkinci solo çalışması “Tılsım” albümünde Erhan Güleryüz’ün “Biz Aşkı Meleklerden Çaldık” şarkısını yorumlayarak dinleyiciyi büyüledi. Albümün çıkış tarihinden sonra Burcu çok yoğun konserler vererek tüm Türkiye’yi ve birçok Avrupa ülkesini dolaştı. Bu albüm 2001 yılında 700.000’e yakın satarak o yılın en çok satan pop albümlerinden oldu. TAÇSAV’dan “Türk gençlerine örnek yaşam tarzı nedeni ile 2001 Yılı “İdeal Türk Genç Kızı” seçildi. (Genel Başkanı Doç.Dr.Hasan Acar). Kısacası ikinci albümü olan “Tılsım” aynı zamanda Burcu’nun her anlamdaki farklılığını inşa etmesini sağlayan yapı taşlarından oldu.

2002 yılında üçüncü albüm hazırlıklarına başlayan Burcu bu albümde ağırlıklı olarak (Ay Şahit, Sınıfta Kal,Uyan, Çarpar, Coğrafya, Alışmak, Uzağına Düştüm) kendi yazdığı şarkılarını kullanması, bestecilik ve söz yazarlığı alanındaki başarısını da tam anlamıyla gözler önüne serdi. “Executive producer” olarak Erol Köse ile çalışmaya devam etti.

Tufan Taş’la müzik direktörlüğünü ortak yaptıkları 2 yıl süren albüm çalismasindan sonra sanatçı 2004 yılında “Ay Şahit” isimli üçüncü albümünü piyasaya çıkardı. Albüm daha çıktığı ilk hafta Türkiye’de gündeme oturdu. Mert Ekren’in “Sahilden” şarkısında Ceza ile featuring yaparak Türkiye’de Rap müziğinde başka bir dönemin açılmasına sebep oldu. Gençlerin bu tarzı daha çok sevmesine yol açtı. Her şarkısı halk konserlerinde dinleyicileri tarafından hep bir ağızdan söylendi. Ardından şirketi ile anlaşmazlıklar yaşamaya başlayan ve T.M.S.F ihalesine kadar süren bir mücadele dönemi geçiren sanatçı, sözleşmesini ve sanatsal faaliyetlerinin haklarını kendisi satın alarak bir ilke ve özgürlük zaferine imza attı.

2006 sonuna kadar sessizliği süren sanatçı, 1,5 yıl üzerinde çalıştığı ve prodüktörlüğünü kendisinin üstlendiği “Ben Ateş Ben Su” ismini verdiği albümünü, Bülent Seyhan yapımcılığında çıkardı. Müzik direktörlüğünü Tufan Taş ve Mert Ekren birlikte yürüttü. Bu albümde aşk, özgürlük, yenilenme, sevgi, farkındalık, kendini sorgulama temalarını işledi.

Kendini yenilemek, geliştirmek için önce insanın iç dünyasından başlaması gerektiğini düşünen sanatçı, her anlamda yansımalarını gördüğü spritüel, metafizik alanlarında çalışmalara katıldı. Son birkaç yüzyıldır modernleşmenin ve maddeci bakışın, insanları gönül zenginliğinden ve ruha ait dinginlikten uzaklaştırma çabasına karşı, Mevlana felsefesi olan Mesnevi’ye ilgi duydu. Orta çağın ünlü düşünürlerinden Halil Cibran, bununla birlikte Osho ve Budizm felsefeleri de ilgi alanlarındandır.

Bugüne kadar Türkiye ve Avrupa genelinde 400’ü aşkın konser gerçekleştirirken her konserinde 20.000 ile 80.0000 bini bulan seyirci ile çok ciddi bir hayran kitlesine ulaşmayı başarmış ender sarkıcılardan biri olmuştur. Albümlerinin toplam tirajı 1.500.000.000 milyon adet civarında satarak Türkiye ve yurtdışında birçok Avrupa ülkesinde satışa sunulmuştur.

Yıldız Tilbe

16 Temmuz 1966 yılında İzmir’in Gültepe mahallesinde doğmuştur. Annesinin adı Altun Tilbe, babasının adı Ali Tilbe’dir. Babası Ali Tilbe mevsimlik işçiydi. Fabrikalarda çuval indirip kaldırarak ailesinin geçimini sağlamaya çalışıyordu. Annesi ise küçük bir bakkal işletiyordu. 6 kardeşin en küçüğüdür. Bitmiş olan evliliğinden Sezen Burçin adında bir kız çocuğu vardır.

İş hayatına tezgahtarlıkla başlamış, sekreterlik, ütücülük, bebek bakıcılığı, ve şarkıcılık işlerini de yapmıştır. İzmir’de gece klüplerinde çalışırken, Sezen Aksu’nun kendisini dinlemeye gelmesi ile İstanbul’a gitmiş ve Sezen Aksu’ya 1992 yılında 9 ay boyunca vokalistlik yapmıştır. Daha sonra Cem Özer’in “Laf Laf Açıyor” programında solistlik yaparak şöhret kazanmış ve 1994 yılında tek başına hazırladığı “Delikanlım” adlı albümü ile müzik dünyasına giriş yapmıştır. Albümünün çıktığı ilk yıllarda Türk Popunun zirvede olması, Tilbe’yi pop söylemeye itmiştir ve pop müziğine önemli eserler vermiştir.

1996 yılında narkotik şube tarafından yapılan baskında bir miktar esrarla yakalanıp göz altına alınmıştır. 1998 yılına kadar adı bu tür olaylarla anılmıştır ve bu yıl içinde tedavi olmuştur. 2002 yılında kanser hastalığına yakalanmış ve bir süre tedavi görmüştür. Yaşama isteği ile bunu da atlatmıştır.

Yıldız Tilbe yazdığı şarkılarda hüzün, aşk ve ayrılık konularını edinmiştir. Aşk temasını şarkılarında imgesel olarak, güçlü bir dil ile anlatmıştır. Sanatçı kariyeri süresince 2004 yılında bir ilk olarak “Yıldız’dan Türküler” adlı albümünde seçme türkülere, 2009 yılında ise “Aşk İnsanı Değiştirir” albümünde arabesk ve halk müziklerine yer vermiştir. Şarkılarında günümüzde daha sade bir dil kullanmaktadır. Tarz olarak pop ile başlamış ve repertuvarını genişleterek arabesk, halk müziği ve sanat müziği formlarını da kullanmıştır.

Yıldız Tilbe Albümleri:

  • 1994: Delikanlım
  • 1995: Dillere Destan
  • 1996: Aşkperest
  • 1998: Salla Gitsin Dertlerini
  • 2001: Gülüm
  • 2002: Haberi Olsun
  • 2003: Yürü Anca Gidersin
  • 2004: Yıldız’dan Türküler
  • 2004: Sevdiğime Hiç Pişman Olmadım
  • 2005: Papatya Baharı
  • 2006: Tanıdım Seni
  • 2008: Güzel
  • 2009: Aşk İnsanı Değiştirir
  • 2010: Hastayım Sana
  • 2011: Oynama
  • 2013: Yeniden Eskiler Arabesk
  • 2014: Şivesi Sensin Aşkın
  • 2015: Yıldız Tilbe
  • 2016: Oynat
  • 2017: Sevgililer Günü

Ebru Gündeş

12.10.1974 İstanbul doğumlu olan Ebru Gündeş, ilkokulu Ankara’da okuduktan sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a geldi. Çocukluk yıllarında evinde Muazzez Abacı’nın “Unutamam” şarkısını dinleyip, eşlik eden Gündeş’in sesinin benzersizliğini ilk olarak annesi keşfetti. Etrafında “Bu ses bir cevher, mutlaka değerlendirmeniz lazım” diyenlerin artması, Ebru’nun da sesinin güzelliğini keşfetmesini sağladı. Kendisini dinleyen bir aile dostu Ebru Gündeş’i Raks Müzik’in ortağı Neşe Demirkat’la tanıştırdı. Dinlediği ilk anda Gündeş’in sesinden büyülenen Neşe Demirkat, bu muhteşem sesi Türk halkının beğenisine sunmak istediğini söyleyerek Ebru Gündeş’i ünlü prodüktör Koral Sarıtaş ve Selçuk Tekay’ın profesyonel ellerine teslim etti. İlk albümünün anlaşmasını imzalayan Gündeş’in muhteşem sesinin yanına, sahne tecrübesinin de eklenmesi için Koral Sarıtaş tarafından Türkiye’nin en önemli sanatçılarından Emel Sayın’a vokal yapması istendi. Ebru Gündeş “İlk hocam” diye bahsettiği Emel Sayın’la çalışmasıyla ilk sahne deneyimini kazandı.

Bu gelişmeleri takiben Gündeş, 1993 yılında ilk albümü olan “Tanrı Misafiri” çıkardı. Ajda Pekkan’ın seslendirdiği bu şarkıyı Ebru Gündeş’in sesi ve yorumuyla dinleyenler onu benimsemekte güçlük çekmediler. O günlerde en çok konuşulansa “Bu kadar küçük bedenden, böylesine kuvvetli bir ses nasıl çıkar” diyenlerin hayranlıkları her geçen gün daha da arttı. İlk albümüyle müzik piyasasındaki kalıcılığını ispat eden Ebru Gündeş, 1.250.000’lik tiraj elde etti. Türkiye’nin gündeminde bomba gibi patlayan Gündeş bu başarısını 1994 yılında çıkardığı ikinci albümü “Tatlı Bela” ile iyice perçinledi. Bu albümle “2. Kral TV Müzik Ödülleri”nde “TSM En İyi Kadın Sanatçı” ve “Yılın En İyi Şarkısı” ödüllerini aldı. 1994 yılında Kartal Tibet yönetmenliğinde, Türkiye’nin başarılı oyuncularının yer aldığı “Tanrı Misafiri” adlı televizyon dizisinde onüç bölüm oyunculuk yapan Gündeş bu alanda da başarısını kanıtladı.

1995 yılında çıkardığı üçüncü albümü “Ben Daha Büyümedim” diğer çalışmalarını takip eden başarılı bir albüm oldu. Bu albümü ile “3. Kral TV Müzik Ödülleri”nde “TSM En İyi Kadın Sanatçı” ödülünün sahibi oldu. Aynı yıl içerisinde “Fırtınalar” adlı televizyon dizisinde 42 bölüm yer alarak Türk halkına tekrardan oyunculuk alanındaki başarısını göstermiş oldu. 1996 yılında çıkardığı dördüncü albümü “Kurtlar Sofrası”yla sahne dünyasının en önemli isimlerinden biri olduğu herkes tarafından kabul edildi. Aynı yıl içerisinde sanatçı Emrah ile “Ebru ile Emrah Show” adında televizyon programını sundu. İki yıllık bir aranın ardından 1998 yılında beşinci albümü “Sen Allahın Bir Lütfusun” adlı albümü müzik marketlerdeki yerini aldı. Kendi tarzını kaybetmeden gündemi yakaladığı parçalarıyla 90’ların en unutulmaz hit’lerine imza attı. Aynı yıl gerçekleşen “5. Kral TV Müzik Ödülleri”nde bir kez daha “TSM En İyi Kadın Sanatçı” ödülünün sahibi oldu. Ayrıca albümüyle aynı ismi taşıyan “Sen Allahın Bir Lütfusun” adlı televizyon dizisinde yer alarak oyunculuk kariyerine kaldığı yerden devam etti.

Ebru Gündeş, 1999 yılında hayranlarının karşısına yepyeni bir albümle çıktı. “Dön Ne Olur” adını taşıyan bu albümünün basın tanıtımı sırasında talihsiz bir rahatsızlık geçirdi. Albüm tanıtımı yarıda kalan Ebru Gündeş, 1 Aralık 1999 günü beyin kanaması teşhisiyle yattığı hastanede 2 ciddi ameliyat geçirdi ve 16 Aralık 1999 tarihinde taburcu oldu. Uzun bir zaman tedavi ve dinlenme süreci geçiren Gündeş bu dönemde hayranlarından uzak kaldı ancak Türk halkının ve hayranlarının sevgi ve desteğiyle bu zor zamanları atlattı. Dinlenme döneminin ardından, ilk konserini 11 Mart 2000 gecesi Bostancı Gösteri Merkezi´nde verdi. Ebru Gündeş´in “Dön Ne Olur” albümü milyon barajını geçerek büyük bir rekora imza attı. Aynı yıl gerçekleşen “26. Altın Kelebek Ödülleri”nde “Umut Ödülü”nün sahibi oldu. 2000 yılında “Unuturum” şarkısının remix düzenlemesi eklenerek “Dön Ne Olur” albümü müzik piyasasına yeniden sunuldu. “28. Altın Kelebek Ödülleri”nde “En İyi Fantezi Müzik Kadın Solist” ödülünün sahibi oldu. Bu yıllar da “Ebru Gündeş ile İkinci Hayat” adlı bir televizyon programına da imza attı.

2001’de yedinci albümü “Ahdım Olsun” ile Türkiye’nin en iyi söz yazarları, bestecileri ve aranjörleriyle çalışan Ebru Gündeş albüm kalitesi ve tirajıyla müzik piyasasının gündemine oturmayı yine başardı. Sanatçı “Ahdım Olsun” albümünde toplam altı şarkısına (Sensizim, Akıllı Ol, Seni Seviyorum, Telafi, Senin Olmaya Geldim, Vazgeçmem) klip çekti. Bu albümle “MÜ-YAP Müzik Endüstrisi Ödülleri”nde “Diamond Albüm” ödülünün sahibi oldu. 2002 yılında “Vazgeçmem” şarkısının remix düzenlemesi yapılarak “Ahdım Olsun” albümünü yeniden yayınladı. 2003’te ise, “Şahane” adlı sekizinci albümü ile sevenleriyle buluştu. Bu albümüyle de yüksek başarı ve satış grafiği yakalayan Gündeş, bunun haklı gururunu yaşadı ve “MÜ-YAP Müzik Endüstrisi Ödülleri” “Diamond Albüm” ödülünün sahibi oldu. Aynı yıllar içerisinde ‘Ebru Gündeş Show’ adlı bir televizyon programıyla üç sezon boyunca izleyici karşısına çıktı.

Dokuzuncu albümü “Bize de Bu Yakışır” ile sevenleriyle bir başka başarılı albümle buluştu. Albümün başarısı “MÜ-YAP Müzik Endüstrisi Ödülleri” tarafından “Altın Albüm” ödülü ile taçlandırıldı. “31.Altın Kelebek Ödülleri” “En İyi Fantezi Müzik Kadın Solist” kategorisinde ödülün sahibi oldu. 2006 yılında, ‘Ebru Gündeş Mega Show’ adlı canlı olarak yayınlanan televizyon programıyla ekranlarda başarılı bir projeye imza attı. Daha sonrasında ‘Ebru Gündeş’le Dön Ne Olur’ adlı televizyon programını sundu. Aynı yıllar içerisinde “İmkansız Aşk” adlı televizyon dizisinde oyunculuk yaptı.

2006’nın Aralık ayında çıkan onuncu albümü “Kaçak” müzik marketlerdeki yerini aldı, kariyerinin en güzel ve verimli günlerini yaşadığını söyleyerek son hız çalışmalarına devam eden Ebru Gündeş’in, albümün başarısı “MÜ-YAP Müzik Endüstrisi Ödülleri” tarafından “Platin Albüm” kategorisinde ödüllendirildi. Aynı yıl içerisinde, Ebru Gündeş Türk müzik dünyasının devleri Bülent Ersoy, Orhan Gencebay ve ünlü yapımcı Armağan Çağlayan ile “Star TV”de yayınlanmaya başlayan “Pop Star Alaturka” programında jüri koltuğunu paylaştı. Türk televizyonlarında uzun soluklu bir çalışma gerçekleştiren televizyon programına beş sezon devam etti. 2007 yılında, “13. Kral TV Müzik Ödülleri”nde “En İyi Arabesk – Fantezi Kadın Sanatçı” kategorisinde ödülün sahibi oldu.

2008’de “EVET” ismini verdiği albümünü sevenleriyle buluşturan sanatçının “Kızıl Mavi”, “Ölümsüz Aşklar”, “Harika” gibi birçok şarkısı kült şarkılar arasında yerini aldı. ‘”Evet” albümü bir kez daha “MÜ-YAP Müzik Endüstrisi Ödülleri” tarafından ödüle layık görüldü.

Ebru Gündeş 2009 yılının başında “www.ebrugundessatiyor.com” adlı internet sayfasını kurarak, sahne kostümlerini yardım kuruluşları yararına bağışlayarak sosyal sorumluluk projesi başlattı. Proje; katılımcıların arzu ettiği kurum ve sahip olmak istedikleri elbiseler üzerinden ilerliyor; belirtilen kurumlara bağış yapılarak elbiselere sahip olunuyor ve işlemler tamamen vakıflar üzerinden yürütülüyor. Türkiye’de ve dünyada bir ilke imza atan proje, günümüzde halen başarıyla devam etmektedir.

2011 yılında Türkiye’nin en önemli sanatçılarının eserleriyle hazırlanan 12. albüm “Beyaz” müzik marketlerdeki yerini aldı. Aynı yıl ’37. Altın Kelebek Ödülleri’nde ‘En İyi Arabesk -Fantezi Kadın Solist’ ödülünü kazandı. Gündeş Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirerek, Facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden düzenlediği ses ve beste yarışması olan “FaceStar” adlı bir projeye imza attı. Ses ve beste kategorisinde birinciliği elde eden yarışmacılarla ortak bir çalışma gerçekleştirdi. “Sor Bakalım” bestesinin birinci olduğu yarışmada, ses kategorisi birincisiyle bu şarkıyı seslendiren sanatçı, ileriki yıllarda çıkardığı “Araftayım” albümünde bu şarkıya yer verdi.

2012’de ise müzik yönetmenliğini Ozan Doğulu ve Taşkın Sabah’ın yaptığı; Sezen Aksu – Tarkan – Mete Özgençil – Kenan Doğulu – Aysel Gürel – Onno Tunç eserlerinden oluşan “13.5” adlı cover albümü ile sevenleriyle buluştu. Aynı yıl içerisinde ’18. Kral TV Müzik Ödülleri’nde, ‘Kral TV & Kral FM Özel Ödülü’ne ve ’39. Altın Kelebek Ödülleri’nde ‘En İyi Fantezi Müzik Kadın Solisti’ ödüllerinin sahibi oldu. Bu gelişmeleri takiben; bir çok albümünde Orhan Gencebay şarkılarını seslendiren Ebru Gündeş; bu sefer “Orhan Gencebay ile Bir Ömür” adlı proje albümünde Orhan Gencebay’ın ‘Dil Yarası’ şarkısını seslendirdi.

2013 yılının Eylül ayında dünya çapında yayınlanan “The Voice” adlı müzik yarışmasının Türk formatına uyarlanmasıyla, “O Ses Türkiye” adlı yarışma programı “Star TV” ekranlarında yerini aldı ve Ebru Gündeş bu yarışmada 32 bölüm jüri üyeliği yaptı. Aynı yıl içerisinde Murat Yeter’in “Asya” adını verdiği proje albümünde “Gönlümün Efendisi” şarkısını seslendiren sanatçı bu çalışmasıyla büyük beğeni topladı.

2014 yılına gelindiğinde; Ebru Gündeş’in ondördüncü albümü “Araftayım” müzik marketlerdeki yerini aldı. Türkiye’nin en iyi söz yazarları, bestecileri ve aranjörleriyle çalışan sanatçı, bir kez daha albüm kalitesi ve tirajıyla müzik piyasının gündemine oturmayı başardı. Bu albümde yer alan ‘Araftayım, Nerdeydin, Müstehak’ gibi bir çok şarkısı hit şarkıları arasında yerini aldı. Ebru Gündeş albüm ve sahne çalışmalarının yanı sıra; jüri üyeliği yaptığı yarışma programına da devam etti. 2014 yılı itibariyle “TV8” ekranlarında yayınlanmaya başlayan “O Ses Türkiye” programında 51 bölüm jüri üyeliği yaptı. Aynı yıl içerisinde Ozan Doğulu ile başarılı bir çalışma gerçekleştiren Ebru Gündeş, Doğulu’nun “130 Bpm Moderato” adını verdiği albümünde “Meyhaneci” şarkısını seslendirerek büyük beğeni topladı.

Ebru Gündeş, 2015 yılında gerçekleşen “42. Pantene Altın Kelebek Müzik Ödülleri”nde “En İyi Fantezi Müzik Kadın Solist” dalında ödülün sahibi oldu. Türk televizyonlarında reyting rekoru kıran “O Ses Türkiye” programının 2015-2016 sezonunda 59 bölüm daha jüri üyeliği yaparak, Türk halkı tarafından beğeniyle izlenen, yüksek reytingli başarılı bir sezonu daha geride bıraktı. 2016 yılında ünlü sanatçı Murat Boz’un “Janti” adını verdiği albümünde “Gün Ağardı” şarkısına düet yapan Ebru Gündeş, son zamanlarda büyük ses getiren ortak bir çalışmaya imza attı. Başarılı çalışmanın 1 Ocak 2017 tarihinde yayınlanan klibi, kısa sürede izlenme rekorları kırdı.

23 yıllık sanat hayatı süresince 14 albüm, 2 remix albüm çıkarmış, bir çok televizyon dizisi ve programında yer almış ayrıca onlarca ödüle layık görülmüş olan Ebru Gündeş, halen albüm, sahne ve sosyal sorumluluk çalışmalarıyla başarılı projelere imza atmakta ve sevenleriyle buluşmaktadır.