Pts. Nis 22nd, 2019

Biyografi

Hande Yener

Makbule Hande Özyener (12 Ocak 1973), bilinen sahne adıyla Hande Yener, Türk şarkıcı. Ortaokul eğitimi sonrasında ailesi konservatuvara gitmesine izin vermeyince, Erenköy Kız Lisesi’ne başladı ancak bu okulu ikinci sınıfta terk ederek evlendi. Küçük yaşlarından beri hayalini kurduğu şarkıcılığı yapmak için Sezen Aksu’ya ulaşmaya çalıştı ve tezgâhtarlık yaptığı mağazaya gelen Hülya Avşar aracılığıyla Aksu’yla tanıştı. Aksu’nun yanında bir dönem geri vokallik yaptıktan sonra, Erdem Siyavuşgil’den şan dersleri aldı. Aynı dönemde Cem Özer’in televizyon programında şarkı söyledi. Altan Çetin ile çalışarak hazırladığı ilk stüdyo albümü “Senden İbaret”i 2000 yılında yayımladı.

Antalya’da çeşitli barlarda 3 yıl süreyle şarkı söyledi. Daha sonra İstanbul’a dönerek İstanbul’da sahne almaya başladı. 2000 yılında “Senden İbaret” adlı ilk albümünü çıkardı. 2001 yılında ilk albümünün remixleri ile karşımıza çıktı.

2002 yılında “Sen Yoluna Ben Yoluma” adlı albümü ile zirveye çıkan Yener daha sonra “Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor”isimli albümü ile büyük beğeni topladı.

Hande Yener’in sesine uyumlu bir şekilde hazırlanan şarkıları içeren dördüncü Hande Yener stüdyo albümü “Apayrı”, Erol Köse Production tarafından Ocak 2006’da yayımlandı. “Kelepçe”, “Aşkın Ateşi” ve “Kim Bilebilir Aşkı” albümde yer alan ve klipleri yayımlanan şarkılardı. “Apayrı” 2006 yılı içinde 165 bin kopya satış yaparak MÜ-YAP’tan altın sertifika aldı.

Mayıs 2007’de Hande Yener’in beşinci stüdyo albümü “Nasıl Delirdim?” satışa sunuldu. Şarkıcı daha çıkmadan 72 bin ön sipariş alan bu albümle birlikte elektronik müzik tarzına geçiş yaptı. Sezen Aksu tarafından yazılıp bestelenen “Kibir (Yanmam Lazım)” şarkısı albümün çıkış şarkısı ve ilk klibi oldu. Ardından Yener’in o sıralar sevgilisi olan Kadir Doğulu için yazıp klibinde Doğulu’nun da yer aldığı “Romeo” şarkısına da klip çekildi.

2008’in başında Hande Yener, Kemal Doğulu’nun “1 Yerde” single’ının yapımcılığını üstlenip şarkıda Doğulu’ya eşlik etti ve “Nasıl Delirdim?”in son klibi “Yalan Olmasın”ı yayımladı.

Mayıs 2008’de altıncı stüdyo albümü “Hipnoz”u Erol Köse Production etiketiyle yayımladı. “Hipnoz” albümündeki şarkıların neredeyse tamamının sözlerini kendisi yazdı.

1 Kasım 2008’de Hande Yener, Avrupa Müzik ile iki albümlük bir sözleşme imzaladı. Mart 2009’da, yedinci stüdyo albümü “Hayrola”yı bu şirket aracılığıyla yayımladı. Yedi şarkının sözlerini tek başına yazdığı albümde, Teoman, “Arsız” şarkısında kendisine eşlik etti. Albümün ikinci klibinin çekilmesi, Yener ve Avrupa Müzik arasında sorunlar çıkmasına sebep oldu. Yener, albüme ikinci klibin çekilmediği gerekçesiyle şirkete ihtarname çekti ve sözleşmesini tek taraflı olarak feshetti.

Nisan 2010’da sekizinci stüdyo albümü “Hande’ye Neler Oluyor?”u Poll Production etiketiyle yayımladı. Albümün tamamı Sinan Akçıl tarafından yazılan şarkılardan oluştu. Albümün ilk klibi için “Sopa” ve “Yasak Aşk” şarkıları tek bir klipte birleştirildi. Bu klipten sonra “Bodrum” ve “Çöp” şarkılarının klipleri de yayımlandı. Eylül 2010’da, “Hande’ye Neler Oluyor?”daki bazı şarkıların remikslerinden oluşan ve “Uzaylı” şarkısını barındıran remiks albümü “Hande’yle Yaz Bitmez” piyasaya sürüldü.

Nisan 2011’de Hande Yener, Sinan Akçıl’ın “Kalp Sesi” albümündeki “Atma” ve “Söndürülmez İstanbul” şarkılarında Akçıl ile düet yaptı. Dokuzuncu stüdyo albümü “Teşekkürler”i Eylül 2011’de Poll Production etiketiyle yayımladı. “11 Yılın Özeti” olarak tanımladığı albümünün çok pop bir tarzının olduğunu söyledi. “Bana Anlat”, “Unutulmuyor”, “Teşekkürler”, “Havaalanı” ve “Dön Bana” şarkıları albümün klip çekilen şarkıları oldu. Albüme adını veren “Teşekkürler” şarkısında Yener’e Akçıl eşlik etti.

Nisan 2012’de, Ünlü grubuna ait “Rüya” şarkısını Seksendört ile birlikte yeniden seslendirerek yayımladı. Haziran’da ise Seksendört ile beraber “Rüya” adlı remiks albümünü satışa sundu.

Şarkıcı, Orhan Gencebay’ın altmışıncı sanat yılını kutlamak amacıyla hazırlanan “Orhan Gencebay ile Bir Ömür” albümünde yer alan “Kaderimin Oyunu” şarkısını seslendirdi.

Onuncu stüdyo albümü “Kraliçe”yi 12 Aralık 2012’de yayımladı. Bir kez daha albümün tamamı Sinan Akçıl tarafından yazılan şarkılardan oluştu. Çıkış şarkısı “Hasta”, Türkiye Resmî Listesi’nde iki numaraya kadar yükseldi ve klibi, albümün ilk klibi olarak gösterime girdi.

Mayıs 2013’te, Berksan tarafından yazılan “Ya Ya Ya Ya” şarkısını dinleyicisiyle buluşturdu, şarkıyı ve remikslerini daha sonradan Kraliçe albümündeki şarkılarla birlikte iki disk hâlinde “Kraliçe + Ya Ya Ya Ya” adıyla satışa sundu.

Kasım 2013’te Yener, Volga Tamöz ile iş birliğine gittiği “Biri Var” single’ını Deezer’ın Türkiye’de yayın hayatına başlamasının kutlandığı partide tanıttı.

Hande Yener’in on birinci stüdyo albümü “Mükemmel”, Mehmet Erdem ile düet yapılan “Unutanlar Gibi” şarkısı eşliğinde Poll Production tarafından 2 Haziran 2014’te piyasaya sürüldü. Albüm için yıllar sonra Altan Çetin ile çalışan Yener, Çetin’in yazdığı çıkış şarkısı “Alt Dudak” sayesinde MusicTopTR Resmî Listesi’nde iki numaraya kadar yükseldi.

Eylül 2014’e gelindiğinde Yener, Berksan’ın “Haberi Var mı?” şarkısında düet sanatçısı olarak yer aldı.

Mart 2015’te Volga Tamöz’ün No. 2 albümündeki “Sebastian” ve “Eve Nasıl Geldim” şarkılarını seslendirdi.

Hande Yener Mayıs’ta 2016’da “Erol Evgin’in Altın Düetler” albümünde yer alan “Sevdan Olmasa” şarkısında Evgin ile düet yaptı. Sonraki ay on ikinci stüdyo albümü Hepsi Hit Vol. 1, Türkiye’de aralıksız üç hafta zirveye oturan ve 43. Altın Kelebek Ödülleri’nden En İyi Klip dalında ödül kazanan çıkış şarkısı “Mor” ile birlikte satışa sunuldu. Albümün ikincisi olan “Hepsi Hit Vol. 2” Haziran 2017’de müzikseverlerle buluştu…

Emrah

Elyesa Erdoğan ve Ayten Erdoğan’ın tek çocuğu olan Emrah Erdoğan, 1971 yılında Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde doğdu. Babasını 1.5 yaşında kaybettikten sonra annesinin işi nedeniyle Elazığ’ın Maden ilçesinin Güleman köyünde ilkokula başladı.

Okulda müziğe olan ilgisi ve özellikle sesinin güzelliği müzik öğretmeninin dikkatini çekti. Müzik öğretmeninin desteğiyle Emrah’a amatör bir demo kaset yapıldı. Emrah yaşantısına Diyarbakır’da devam ettiği süreçte eniştesi ve yakın çevresinin teşviki ile 4 adet amatör kaset yapılarak videoları çekildi. Bu kaset ve videolar bölgede kısa zamanda arz talebi meydana getirdi ve “Küçük Emrah” isminin büyümeye başladığı ilk yıllar oldu.

Bu 4 amatör kasetin bölgede getirdiği ses İstanbul’dan duyuldu. Ve Emrah İstanbul’dan gelen ilk yapımcısı Mustafa Güneş’in profesyonel teklifi ile ününü Türkiye’ye duyurmaya hazırdı. İlk profesyonel albümü “Ağam Ağam” ile beklenen oldu. Diyarbakır’da yapılan 4 amatör kasetin yarattığı sansasyonun benzeri bu sefer Türkiye çapında yaşandı. Emrah sanat kariyerine “Küçük Emrah” ismini 1980’li yıllara damgasını vurarak başladı.

Emrah günümüze kadar gelen süreçte müzikal anlamda 22 stüdyo albümü, oyunculuğunu yaptığı 18 sinema filmi, 4 tv filmi, 9 tv dizisi, sunuculuğunu ve jüri üyeliğini yaptığı 3 tv programı ile Türkiye’nin son 35 yılına damgasını vurdu. Sayısız yurtiçi yurtdışı konser, sayısız yurtiçi yurtdışı ödül peşi sıra geldi.

Emrah günümüze kadar olan kariyerinde birçok ilkede imza attı.

1994 yılında Türkiye’nin 50.000 bilet satışlı ilk stad (İnönü Stadyumu) konserini veren sanatçı olması,

2000’li yılların başında memleketi Diyarbakır Ergani’ye anne ve babasının adını verdiği “Ayten Elyesa Erdoğan Özel Eğitim ve Uygulama” engelliler okulunu yaptırdı. Halen eşi Sibel Erdoğan engelliler okulunun fahri anneliğini yürütmektedir.

2013 yılında yazıp, yönettiği ilk sinema filmi “Gelmeyen Bahar” ile yönetmenlik kariyerine start verdi.

2014 yılında Sibel Erdoğan ile evlenen sanatçının bir yıl sonra Elyesa adını verdiği çocukları dünyaya geldi.

2015 yılında kariyerinin ilk reklam anlaşmasını yaptı. Mc Donald’sın reklam yüzü olarak reklam filmi çekildi. Bu reklam filmi aynı yıl sonunda Kristal Elma ödüllerinde büyük ödüle layık görüldü.

2016 yılında; uzun bir aradan sonra Ntc Medya yapımcılığında Atv ekranlarına “Aşk ve Mavi & Götür Beni Gittiğin Yere” adlı dizi ile geri döndü.

Emrah başarılı sanat kariyeri yanında örnek yaşantısı ile yanlı yansız herkesin gönlünde taht kurdu.

Sigara,alkol vb zararlı madde kullanmayan sanatçı sosyal sorumluluk projelerinde sanatçı duyarlılığı ile ön safta durarak kitlelere örnek olmaya devam etti.

Emrah Diyarbakır’ın Ergani ilçesinden çıkıp tüm dünyanın tanıdığı bir örnek sanatçı olmak yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.

Bendeniz

Bendeniz(Deniz Çelik) 25 Temmuz 1973 yılında İsviçre’de dünyaya geldi. Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olan sanatçı, lise öğreniminin ardından yüksek öğrenim için doğduğu ülkeye yani İsviçre’ye gitti. Ardından Türkiye’ye döndüğünde bir arkadaşının doğum günü partisinde söylediği şarkı sayesinde Raks Müzik yetkilileri tarafından keşfedilen Bendeniz(Deniz Çelik), 1993 yılında Neslihan Yargıcı’nın yaratıcılığını yaptığı “Abajur kız” imajıyla ilk albümünü çıkardı. Garo Mafyan,Zeynep Talu gibi müziğin önemli isimleriyle çalışan Bendeniz ilk albümü ile yurtiçi ve yurtdışında ciddi başarılara imza attı.. Sanatçının albümü bir milyon tirajını geçen satışıyla, yılın en başarılı prodüksiyonlarından biri oldu. Türk pop müziğinin klasik albümlerinden sayılan çalışmanın ilk klibi “Ya Sen Ya Hiç” dünyanın en prestijli müzik kanallarından Mtv’de yayınlanan ilk Türk klibi oldu ayrıca Mtv’nin müzik yarışmasında Türkiye’yi temsil ederek ayrı bir başarı kazandı. Albümden “Ağlıyayım mı?”, “Sen Kaybettin”, “Müjdeler Ver” gibi çok sayıda hit çıktı…

İlk albümünde kazandığı büyük başarının ardından Türk popunun en başarılı erkek vokallerinden Harun Kolçak’la beraber Türkiye’nin ilk single çalışmalarından birine imza attılar. “Elimde Değil” ve “Sev Biraz” şarkıları ve versiyonlarının yer aldığı single, çalışması ıskender Paydaş aranjörlüğünde tamamlandı.. Ve büyük başarı elde etti..

Single çalışmasının ardından, sıra ikinci albümdeydi.. “Bendeniz 2” albümü ilk albüme göre batı normalarına daha yakındı. Albümde yer alan 12 şarkıdan 10 tanesi sanatçının kendi imzasını taşırken, diğer şarkılar Ümit Sayın ve Murat Yeter’e aitti. Albümün aranjörlüğünü; Ozan Çolakoğlu, Murat Yeter ve geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz Onno Tunç yaptı. Albümde Emel Müftüoğlu, Demet Sağıroğlu, Harun Kolçak, Yıldız Tilbe, Melis Sökmen gibi isimlerin vokal desteği vardı. “Gönül Yareler İçinde”, “Neler Olacak”, “80 Günde Devr-i Alem” gibi çok sayıda hit çıkaran albüm, unutulmaz şarkıları içinde barındırmaktadır..

İlk albüm, single ve ikinci albümün büyük başarılarının ardından “Bendeniz 3” müzik marketlerdeki yerini aldı.. Albüm önceki albümlere göre daha sert bir alt yapıya sahipti.. “Güvendiğim Dağlara Kar Yağdı”, “Turnayı Gözünden Vurdum”, “Sana Mı Kaldım”, “Bir Gün İstersin” albümün ilk öne çıkan parçaları oldu.. Albümün düzenlemeleri Murat Yeter ve Ahmet Özden’e aitti.Bu albüm de basın ve radyoların gündemini uzun süre meşgul etti, güzel bir satış grafiği elde etti..

1996 yılında çıkan üçüncü albümünün ardından bir süre basından uzak kalan sanatçı, bu süre içinde vokalisti Volkan Akyol’un albümünün prodüktörlüğünü üstlendi ve Volkan’a 10 şarkı verdi.. Volkan’ın albümü “Anoniniyolay” şarkısıyla uzun süre konuşuldu..

1998 yılında “yaşanmış ve ilelebet yaşacak aşklarına” adadığı albümü “Bendeniz”den ile dinleyiciyle buluşan sanatçı, “Günahlar” şarkısıyla romantik bir dönüş yaptı.. Albümde Özkan Uğur, Cihan Okan vokalleri yer alırken, Bendeniz’un duru sesi ve artık zamanla daha da oturan sanatçı kişiliği takdir kazandı..

1999 yılının son aylarında “Kurtulamıyorum” albümüyle karşımıza çıkan Bendeniz aynı zamanda çeşitli sorunlar yaşadığı şirketinden son albümünü çıkardı.. Albüm’e tek klip geldi ve geniş bir promosyon yapılmadı.. Çıkış şarkısı “Kurtulamıyorum” dönemin sıkı hitlerinden biriydi.

Bendeniz çok daha enerjik güçlü bir şekilde 2001 yılında sevenleriyle buluştu.. Albümün adı “Zaman” oldu ve hayranlarının uzun süredir bekledikleri albüm nihayet müzik marketlerdeydi.. “Satmışım”, “Zaman”, “Güzeller Güzeli” albümün başlıca hitleriydi..

Zaman albümünün ardından “Demedim Mi” albümü müzik severlerle buluştu.. Bu albümde 3 adet Cüneyt Çakım şarkısı yer alırken geri kalan parçalar yine Bendeniz’e aitti. Albümün çıkış şarkısı “Demedim Mi” oldu.

Bu süreç içinde yurt içinde üretken kişiliğini sergileyen Bendeniz aynı zamanda yurt dışında bir çok isme çok sayıda şarkı verdi.. Rai müziğinin önemli isimlerinden Faudel sanatçının “Güzeller Güzeli” şarkısını “Maina” adıyla yorumladı.. Lübnan’lı sanatçı Amel Hejazi Bendeniz’in Zaman şarkısı olmak üzere birçok şarkısını albümlerinde yer verdi ve bu sayede ülkesinde ciddi başarılar elde etti.. Myriam Faris’de Bendeniz’e ait çok sayıda şarkıya albümlerinde yer verdi.

Yurtdışı başarıları da hızla devam eden sanatçı 2005 yılında “Aşk Yok Mu Aşk” albümünü çıkardı.. Sözleri Aysel Gürel’e, müziği ise kendisine ait olan “Kırmızı Biber” şarkısı ile 2005 yılına damgasını vurdu.. Albümün ikinci klibi ve hiti de “Bu Bahar da” şarkısı oldu..Sanatçı bu albümüyle de uzun süre radyo listelerinde yer aldı.

Sanatçının kariyerinin 10. albümü “Değiştim” 2006’nın son aylarında piyasadaydı.. “Çatlat” şarkısıyla lanse edilen albümde, Harun Kolçak’la düet yaptıkları “Biri Var” şarkısı radyoların göz bebeği oldu. Albümde yer alan 10 şarkıdan dokuzu, yine Bendeniz imzası taşıdı.. Ayrıca Bendeniz, albümünde ilk kez bir cover şarkıya yer vererek “Kemancı” şarkısını okudu.

Burcu Güneş

12 Ağustos’ta İzmir’de doğdu. Ailenin tek çocuğu olarak müzikle iç içe büyüdü. Şirinyer’de geçen çocukluk yılları ailesindeki ayrılıklar ve mücadelelerle geçti. Babasının müzikle dolu dünyasında küçükbir çocukken bile her an evde ve babasının çalıştığı yerlerde olan müzik provalarında pek çok şeye iştirak ederek, ilk bestesini 12 yaşında yaptığında gelecekte müziği seçeceğini göstermeye başlamıştı bile.

Sürpriz sayılmayacak ilk sahne deneyimine babasının işleri nedeniyle, İzmir’den Antalya’ya taşındıklarında 13 yaşında babasına vokal yaparak başladı. Aslında böylece profesyonel sahne çalışmalarına ilk adımını atmış oldu.

Bir süre sonra babası ile kurdukları Dio, Trio ve orkestralarla, büyük otellerde ve tatil köylerinde jazz ve pop müzik şarkıları söyledi. Burcu daha o yıllarda kendi dinleyici ve hayran kitlesini oluşturmaya başlamıştı. Çevresindekiler ve bu süre içerisinde onu duyan, dinleyemeye gelen insanlar küçük bir çocuktaki bu güçlü ses ve şarkı söyleme yeteneği karşısında büyük hayranlık ve şaşkınlıklarını gizleyemiyorlardı. Çoğu onu jazz söylerken bir İngiliz veya Amerikalı zannederek yanına yaklaşıp konuşmaya başlıyorlardı. “Zenci gırtlaklı beyaz kız” lakabı o günlerden kalan bir tanımlamaydı.

Annesi ve babası Burcu henüz 7 yaşındayken boşanmışlardı. Yıllarca annesine duyduğu özlemin birikimi sonucu 18 yaşına geldiğinde İzmir’e giderek onunla yaşamaya başladı. Aynı yıllarda İzmir 9 Eylül Devlet Konservatuar Müdürü Prof. Müfit Bayraşa’dan şan, artikülasyon ve solfej dersleri alarak kendini geliştirmeye devam etti. İzmir’in tanınmış Jazz klüplerinde ve bazı büyük otellerinde, yaz ayları Bodrum’da şarkı söylerken bir yandan Müfit Bayraşa ile çeşitli festivallere ve müzik yarışmalarına katıldı ve birçok ödül aldı. Aynı dönemde kendi söz ve bestelerini o yıl İzmir’e gelen dünyaca ünlü klasik piyanistimiz Burçin Büke’ye dinletti. Birlikte stüdyoya girerek her ikisine ait şarkılar oluşturup kayıtlarını hazırladılar.

Bu kayıtlar İstanbul’a Raks Universal plak şirketine gönderildi. Bir hafta sonra bu şirketten Galip Kayıhan ve Koral Sarıtaş’tan gelen teklifle acil olarak İstanbul’a ilk albümünü hazırlaması için çağırıldı.

1998 yılında Türkiye’nin en önemli müzik adamlarından Garo Mafyan, Nino Varon, Tanju Arıkan ve ekibiyle ilk albümü “Aşk Yarası”nı piyasaya süren Burcu, bu albümde ayrıca Gloria Gayner’ın söylediği “First be a Woman”
isimli şarkıyı Zeynep Talu’nun yazdığı Türkçe sözlerle yorumladı. Albümden 2 şarkı “Alimallah ve Yaşadık Bitmedi” Fransa’da “compilation” bir albümde yer aldı ve oldukça ses getirdi. 1998 yılının en iyi çıkış yapan bayan pop şarkıcısı oldu. Ülkemizin tanınmış sanatçıları, köşe yazarları ve büyükleri tarafından desteklenen, basına lansman kapağındaki “Güneş’in Kızı” Burcuartık Türkiye’deki üç önemli sesten biri sayılıyordu.

1999 yılında Amerika’da yaşayan müzisyen Melik Yirmibir ile ikinci albümün hazırlıklarına başladı. Bu albümünde daha farklı yönlerini ortaya koymak isteyen Burcu, dünyaca ünlü müzik adamı, besteci ve prodüktör Ara Dinkjian ile bu albümünde ortak bir çalışmaya girdi ve 5 adet Ara Dinkjian şarkısını yorumladı. Bu etnik müzik tarzıyla birleşmiş pop kültüründeki çalışma, Amerika’da dünyaca tanınan müzisyenlerin katkılarıyla tamamlandı. Davulda Horacio ‘El Negro’Hernandez, klavyede Jim Beard, perküsyonda
Arto Tunçboyacıyan bunlardan bazılarıdır. Kendi söz ve besteleriyle albümde üretici yanını daha da pekiştiriyordu. Erol Köse ile anlaşmaya varan ve şirketini, sözleşmesini yenileyen sanatçı albümü biraz da yeni ekibiyle tazeledi. Zenci gırtlağı ile tanınan Burcu Güneş bu çalışmasında pop tarzının dışına çıkan bir eser olan “Çile Bülbülüm” isimli Türk Sanat Müziği şarkısını başarılı bir şekilde icra etti ve Türkiye’de bu şarkının yıllar sonra yeniden çok popüler olmasına neden oldu.

2001 yılına kadar ikinci albümün hazırlıkları sürdü. Birçok müzisyenle işbirliği yapıldı.. Son yılların başarılı ismi Tufan Taş, aranjörlüğe ilk kez bu albümde başladı ve ilerleyen yıllardaki müzikal ortaklıklarının prodüktörlüğe varan yolu açıldı. İkinci solo çalışması “Tılsım” albümünde Erhan Güleryüz’ün “Biz Aşkı Meleklerden Çaldık” şarkısını yorumlayarak dinleyiciyi büyüledi. Albümün çıkış tarihinden sonra Burcu çok yoğun konserler vererek tüm Türkiye’yi ve birçok Avrupa ülkesini dolaştı. Bu albüm 2001 yılında 700.000’e yakın satarak o yılın en çok satan pop albümlerinden oldu. TAÇSAV’dan “Türk gençlerine örnek yaşam tarzı nedeni ile 2001 Yılı “İdeal Türk Genç Kızı” seçildi. (Genel Başkanı Doç.Dr.Hasan Acar). Kısacası ikinci albümü olan “Tılsım” aynı zamanda Burcu’nun her anlamdaki farklılığını inşa etmesini sağlayan yapı taşlarından oldu.

2002 yılında üçüncü albüm hazırlıklarına başlayan Burcu bu albümde ağırlıklı olarak (Ay Şahit, Sınıfta Kal,Uyan, Çarpar, Coğrafya, Alışmak, Uzağına Düştüm) kendi yazdığı şarkılarını kullanması, bestecilik ve söz yazarlığı alanındaki başarısını da tam anlamıyla gözler önüne serdi. “Executive producer” olarak Erol Köse ile çalışmaya devam etti.

Tufan Taş’la müzik direktörlüğünü ortak yaptıkları 2 yıl süren albüm çalismasindan sonra sanatçı 2004 yılında “Ay Şahit” isimli üçüncü albümünü piyasaya çıkardı. Albüm daha çıktığı ilk hafta Türkiye’de gündeme oturdu. Mert Ekren’in “Sahilden” şarkısında Ceza ile featuring yaparak Türkiye’de Rap müziğinde başka bir dönemin açılmasına sebep oldu. Gençlerin bu tarzı daha çok sevmesine yol açtı. Her şarkısı halk konserlerinde dinleyicileri tarafından hep bir ağızdan söylendi. Ardından şirketi ile anlaşmazlıklar yaşamaya başlayan ve T.M.S.F ihalesine kadar süren bir mücadele dönemi geçiren sanatçı, sözleşmesini ve sanatsal faaliyetlerinin haklarını kendisi satın alarak bir ilke ve özgürlük zaferine imza attı.

2006 sonuna kadar sessizliği süren sanatçı, 1,5 yıl üzerinde çalıştığı ve prodüktörlüğünü kendisinin üstlendiği “Ben Ateş Ben Su” ismini verdiği albümünü, Bülent Seyhan yapımcılığında çıkardı. Müzik direktörlüğünü Tufan Taş ve Mert Ekren birlikte yürüttü. Bu albümde aşk, özgürlük, yenilenme, sevgi, farkındalık, kendini sorgulama temalarını işledi.

Kendini yenilemek, geliştirmek için önce insanın iç dünyasından başlaması gerektiğini düşünen sanatçı, her anlamda yansımalarını gördüğü spritüel, metafizik alanlarında çalışmalara katıldı. Son birkaç yüzyıldır modernleşmenin ve maddeci bakışın, insanları gönül zenginliğinden ve ruha ait dinginlikten uzaklaştırma çabasına karşı, Mevlana felsefesi olan Mesnevi’ye ilgi duydu. Orta çağın ünlü düşünürlerinden Halil Cibran, bununla birlikte Osho ve Budizm felsefeleri de ilgi alanlarındandır.

Bugüne kadar Türkiye ve Avrupa genelinde 400’ü aşkın konser gerçekleştirirken her konserinde 20.000 ile 80.0000 bini bulan seyirci ile çok ciddi bir hayran kitlesine ulaşmayı başarmış ender sarkıcılardan biri olmuştur. Albümlerinin toplam tirajı 1.500.000.000 milyon adet civarında satarak Türkiye ve yurtdışında birçok Avrupa ülkesinde satışa sunulmuştur.

Yıldız Tilbe

16 Temmuz 1966 yılında İzmir’in Gültepe mahallesinde doğmuştur. Annesinin adı Altun Tilbe, babasının adı Ali Tilbe’dir. Babası Ali Tilbe mevsimlik işçiydi. Fabrikalarda çuval indirip kaldırarak ailesinin geçimini sağlamaya çalışıyordu. Annesi ise küçük bir bakkal işletiyordu. 6 kardeşin en küçüğüdür. Bitmiş olan evliliğinden Sezen Burçin adında bir kız çocuğu vardır.

İş hayatına tezgahtarlıkla başlamış, sekreterlik, ütücülük, bebek bakıcılığı, ve şarkıcılık işlerini de yapmıştır. İzmir’de gece klüplerinde çalışırken, Sezen Aksu’nun kendisini dinlemeye gelmesi ile İstanbul’a gitmiş ve Sezen Aksu’ya 1992 yılında 9 ay boyunca vokalistlik yapmıştır. Daha sonra Cem Özer’in “Laf Laf Açıyor” programında solistlik yaparak şöhret kazanmış ve 1994 yılında tek başına hazırladığı “Delikanlım” adlı albümü ile müzik dünyasına giriş yapmıştır. Albümünün çıktığı ilk yıllarda Türk Popunun zirvede olması, Tilbe’yi pop söylemeye itmiştir ve pop müziğine önemli eserler vermiştir.

1996 yılında narkotik şube tarafından yapılan baskında bir miktar esrarla yakalanıp göz altına alınmıştır. 1998 yılına kadar adı bu tür olaylarla anılmıştır ve bu yıl içinde tedavi olmuştur. 2002 yılında kanser hastalığına yakalanmış ve bir süre tedavi görmüştür. Yaşama isteği ile bunu da atlatmıştır.

Yıldız Tilbe yazdığı şarkılarda hüzün, aşk ve ayrılık konularını edinmiştir. Aşk temasını şarkılarında imgesel olarak, güçlü bir dil ile anlatmıştır. Sanatçı kariyeri süresince 2004 yılında bir ilk olarak “Yıldız’dan Türküler” adlı albümünde seçme türkülere, 2009 yılında ise “Aşk İnsanı Değiştirir” albümünde arabesk ve halk müziklerine yer vermiştir. Şarkılarında günümüzde daha sade bir dil kullanmaktadır. Tarz olarak pop ile başlamış ve repertuvarını genişleterek arabesk, halk müziği ve sanat müziği formlarını da kullanmıştır.

Yıldız Tilbe Albümleri:

  • 1994: Delikanlım
  • 1995: Dillere Destan
  • 1996: Aşkperest
  • 1998: Salla Gitsin Dertlerini
  • 2001: Gülüm
  • 2002: Haberi Olsun
  • 2003: Yürü Anca Gidersin
  • 2004: Yıldız’dan Türküler
  • 2004: Sevdiğime Hiç Pişman Olmadım
  • 2005: Papatya Baharı
  • 2006: Tanıdım Seni
  • 2008: Güzel
  • 2009: Aşk İnsanı Değiştirir
  • 2010: Hastayım Sana
  • 2011: Oynama
  • 2013: Yeniden Eskiler Arabesk
  • 2014: Şivesi Sensin Aşkın
  • 2015: Yıldız Tilbe
  • 2016: Oynat
  • 2017: Sevgililer Günü

Ebru Gündeş

12.10.1974 İstanbul doğumlu olan Ebru Gündeş, ilkokulu Ankara’da okuduktan sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a geldi. Çocukluk yıllarında evinde Muazzez Abacı’nın “Unutamam” şarkısını dinleyip, eşlik eden Gündeş’in sesinin benzersizliğini ilk olarak annesi keşfetti. Etrafında “Bu ses bir cevher, mutlaka değerlendirmeniz lazım” diyenlerin artması, Ebru’nun da sesinin güzelliğini keşfetmesini sağladı. Kendisini dinleyen bir aile dostu Ebru Gündeş’i Raks Müzik’in ortağı Neşe Demirkat’la tanıştırdı. Dinlediği ilk anda Gündeş’in sesinden büyülenen Neşe Demirkat, bu muhteşem sesi Türk halkının beğenisine sunmak istediğini söyleyerek Ebru Gündeş’i ünlü prodüktör Koral Sarıtaş ve Selçuk Tekay’ın profesyonel ellerine teslim etti. İlk albümünün anlaşmasını imzalayan Gündeş’in muhteşem sesinin yanına, sahne tecrübesinin de eklenmesi için Koral Sarıtaş tarafından Türkiye’nin en önemli sanatçılarından Emel Sayın’a vokal yapması istendi. Ebru Gündeş “İlk hocam” diye bahsettiği Emel Sayın’la çalışmasıyla ilk sahne deneyimini kazandı.

Bu gelişmeleri takiben Gündeş, 1993 yılında ilk albümü olan “Tanrı Misafiri” çıkardı. Ajda Pekkan’ın seslendirdiği bu şarkıyı Ebru Gündeş’in sesi ve yorumuyla dinleyenler onu benimsemekte güçlük çekmediler. O günlerde en çok konuşulansa “Bu kadar küçük bedenden, böylesine kuvvetli bir ses nasıl çıkar” diyenlerin hayranlıkları her geçen gün daha da arttı. İlk albümüyle müzik piyasasındaki kalıcılığını ispat eden Ebru Gündeş, 1.250.000’lik tiraj elde etti. Türkiye’nin gündeminde bomba gibi patlayan Gündeş bu başarısını 1994 yılında çıkardığı ikinci albümü “Tatlı Bela” ile iyice perçinledi. Bu albümle “2. Kral TV Müzik Ödülleri”nde “TSM En İyi Kadın Sanatçı” ve “Yılın En İyi Şarkısı” ödüllerini aldı. 1994 yılında Kartal Tibet yönetmenliğinde, Türkiye’nin başarılı oyuncularının yer aldığı “Tanrı Misafiri” adlı televizyon dizisinde onüç bölüm oyunculuk yapan Gündeş bu alanda da başarısını kanıtladı.

1995 yılında çıkardığı üçüncü albümü “Ben Daha Büyümedim” diğer çalışmalarını takip eden başarılı bir albüm oldu. Bu albümü ile “3. Kral TV Müzik Ödülleri”nde “TSM En İyi Kadın Sanatçı” ödülünün sahibi oldu. Aynı yıl içerisinde “Fırtınalar” adlı televizyon dizisinde 42 bölüm yer alarak Türk halkına tekrardan oyunculuk alanındaki başarısını göstermiş oldu. 1996 yılında çıkardığı dördüncü albümü “Kurtlar Sofrası”yla sahne dünyasının en önemli isimlerinden biri olduğu herkes tarafından kabul edildi. Aynı yıl içerisinde sanatçı Emrah ile “Ebru ile Emrah Show” adında televizyon programını sundu. İki yıllık bir aranın ardından 1998 yılında beşinci albümü “Sen Allahın Bir Lütfusun” adlı albümü müzik marketlerdeki yerini aldı. Kendi tarzını kaybetmeden gündemi yakaladığı parçalarıyla 90’ların en unutulmaz hit’lerine imza attı. Aynı yıl gerçekleşen “5. Kral TV Müzik Ödülleri”nde bir kez daha “TSM En İyi Kadın Sanatçı” ödülünün sahibi oldu. Ayrıca albümüyle aynı ismi taşıyan “Sen Allahın Bir Lütfusun” adlı televizyon dizisinde yer alarak oyunculuk kariyerine kaldığı yerden devam etti.

Ebru Gündeş, 1999 yılında hayranlarının karşısına yepyeni bir albümle çıktı. “Dön Ne Olur” adını taşıyan bu albümünün basın tanıtımı sırasında talihsiz bir rahatsızlık geçirdi. Albüm tanıtımı yarıda kalan Ebru Gündeş, 1 Aralık 1999 günü beyin kanaması teşhisiyle yattığı hastanede 2 ciddi ameliyat geçirdi ve 16 Aralık 1999 tarihinde taburcu oldu. Uzun bir zaman tedavi ve dinlenme süreci geçiren Gündeş bu dönemde hayranlarından uzak kaldı ancak Türk halkının ve hayranlarının sevgi ve desteğiyle bu zor zamanları atlattı. Dinlenme döneminin ardından, ilk konserini 11 Mart 2000 gecesi Bostancı Gösteri Merkezi´nde verdi. Ebru Gündeş´in “Dön Ne Olur” albümü milyon barajını geçerek büyük bir rekora imza attı. Aynı yıl gerçekleşen “26. Altın Kelebek Ödülleri”nde “Umut Ödülü”nün sahibi oldu. 2000 yılında “Unuturum” şarkısının remix düzenlemesi eklenerek “Dön Ne Olur” albümü müzik piyasasına yeniden sunuldu. “28. Altın Kelebek Ödülleri”nde “En İyi Fantezi Müzik Kadın Solist” ödülünün sahibi oldu. Bu yıllar da “Ebru Gündeş ile İkinci Hayat” adlı bir televizyon programına da imza attı.

2001’de yedinci albümü “Ahdım Olsun” ile Türkiye’nin en iyi söz yazarları, bestecileri ve aranjörleriyle çalışan Ebru Gündeş albüm kalitesi ve tirajıyla müzik piyasasının gündemine oturmayı yine başardı. Sanatçı “Ahdım Olsun” albümünde toplam altı şarkısına (Sensizim, Akıllı Ol, Seni Seviyorum, Telafi, Senin Olmaya Geldim, Vazgeçmem) klip çekti. Bu albümle “MÜ-YAP Müzik Endüstrisi Ödülleri”nde “Diamond Albüm” ödülünün sahibi oldu. 2002 yılında “Vazgeçmem” şarkısının remix düzenlemesi yapılarak “Ahdım Olsun” albümünü yeniden yayınladı. 2003’te ise, “Şahane” adlı sekizinci albümü ile sevenleriyle buluştu. Bu albümüyle de yüksek başarı ve satış grafiği yakalayan Gündeş, bunun haklı gururunu yaşadı ve “MÜ-YAP Müzik Endüstrisi Ödülleri” “Diamond Albüm” ödülünün sahibi oldu. Aynı yıllar içerisinde ‘Ebru Gündeş Show’ adlı bir televizyon programıyla üç sezon boyunca izleyici karşısına çıktı.

Dokuzuncu albümü “Bize de Bu Yakışır” ile sevenleriyle bir başka başarılı albümle buluştu. Albümün başarısı “MÜ-YAP Müzik Endüstrisi Ödülleri” tarafından “Altın Albüm” ödülü ile taçlandırıldı. “31.Altın Kelebek Ödülleri” “En İyi Fantezi Müzik Kadın Solist” kategorisinde ödülün sahibi oldu. 2006 yılında, ‘Ebru Gündeş Mega Show’ adlı canlı olarak yayınlanan televizyon programıyla ekranlarda başarılı bir projeye imza attı. Daha sonrasında ‘Ebru Gündeş’le Dön Ne Olur’ adlı televizyon programını sundu. Aynı yıllar içerisinde “İmkansız Aşk” adlı televizyon dizisinde oyunculuk yaptı.

2006’nın Aralık ayında çıkan onuncu albümü “Kaçak” müzik marketlerdeki yerini aldı, kariyerinin en güzel ve verimli günlerini yaşadığını söyleyerek son hız çalışmalarına devam eden Ebru Gündeş’in, albümün başarısı “MÜ-YAP Müzik Endüstrisi Ödülleri” tarafından “Platin Albüm” kategorisinde ödüllendirildi. Aynı yıl içerisinde, Ebru Gündeş Türk müzik dünyasının devleri Bülent Ersoy, Orhan Gencebay ve ünlü yapımcı Armağan Çağlayan ile “Star TV”de yayınlanmaya başlayan “Pop Star Alaturka” programında jüri koltuğunu paylaştı. Türk televizyonlarında uzun soluklu bir çalışma gerçekleştiren televizyon programına beş sezon devam etti. 2007 yılında, “13. Kral TV Müzik Ödülleri”nde “En İyi Arabesk – Fantezi Kadın Sanatçı” kategorisinde ödülün sahibi oldu.

2008’de “EVET” ismini verdiği albümünü sevenleriyle buluşturan sanatçının “Kızıl Mavi”, “Ölümsüz Aşklar”, “Harika” gibi birçok şarkısı kült şarkılar arasında yerini aldı. ‘”Evet” albümü bir kez daha “MÜ-YAP Müzik Endüstrisi Ödülleri” tarafından ödüle layık görüldü.

Ebru Gündeş 2009 yılının başında “www.ebrugundessatiyor.com” adlı internet sayfasını kurarak, sahne kostümlerini yardım kuruluşları yararına bağışlayarak sosyal sorumluluk projesi başlattı. Proje; katılımcıların arzu ettiği kurum ve sahip olmak istedikleri elbiseler üzerinden ilerliyor; belirtilen kurumlara bağış yapılarak elbiselere sahip olunuyor ve işlemler tamamen vakıflar üzerinden yürütülüyor. Türkiye’de ve dünyada bir ilke imza atan proje, günümüzde halen başarıyla devam etmektedir.

2011 yılında Türkiye’nin en önemli sanatçılarının eserleriyle hazırlanan 12. albüm “Beyaz” müzik marketlerdeki yerini aldı. Aynı yıl ’37. Altın Kelebek Ödülleri’nde ‘En İyi Arabesk -Fantezi Kadın Solist’ ödülünü kazandı. Gündeş Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirerek, Facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden düzenlediği ses ve beste yarışması olan “FaceStar” adlı bir projeye imza attı. Ses ve beste kategorisinde birinciliği elde eden yarışmacılarla ortak bir çalışma gerçekleştirdi. “Sor Bakalım” bestesinin birinci olduğu yarışmada, ses kategorisi birincisiyle bu şarkıyı seslendiren sanatçı, ileriki yıllarda çıkardığı “Araftayım” albümünde bu şarkıya yer verdi.

2012’de ise müzik yönetmenliğini Ozan Doğulu ve Taşkın Sabah’ın yaptığı; Sezen Aksu – Tarkan – Mete Özgençil – Kenan Doğulu – Aysel Gürel – Onno Tunç eserlerinden oluşan “13.5” adlı cover albümü ile sevenleriyle buluştu. Aynı yıl içerisinde ’18. Kral TV Müzik Ödülleri’nde, ‘Kral TV & Kral FM Özel Ödülü’ne ve ’39. Altın Kelebek Ödülleri’nde ‘En İyi Fantezi Müzik Kadın Solisti’ ödüllerinin sahibi oldu. Bu gelişmeleri takiben; bir çok albümünde Orhan Gencebay şarkılarını seslendiren Ebru Gündeş; bu sefer “Orhan Gencebay ile Bir Ömür” adlı proje albümünde Orhan Gencebay’ın ‘Dil Yarası’ şarkısını seslendirdi.

2013 yılının Eylül ayında dünya çapında yayınlanan “The Voice” adlı müzik yarışmasının Türk formatına uyarlanmasıyla, “O Ses Türkiye” adlı yarışma programı “Star TV” ekranlarında yerini aldı ve Ebru Gündeş bu yarışmada 32 bölüm jüri üyeliği yaptı. Aynı yıl içerisinde Murat Yeter’in “Asya” adını verdiği proje albümünde “Gönlümün Efendisi” şarkısını seslendiren sanatçı bu çalışmasıyla büyük beğeni topladı.

2014 yılına gelindiğinde; Ebru Gündeş’in ondördüncü albümü “Araftayım” müzik marketlerdeki yerini aldı. Türkiye’nin en iyi söz yazarları, bestecileri ve aranjörleriyle çalışan sanatçı, bir kez daha albüm kalitesi ve tirajıyla müzik piyasının gündemine oturmayı başardı. Bu albümde yer alan ‘Araftayım, Nerdeydin, Müstehak’ gibi bir çok şarkısı hit şarkıları arasında yerini aldı. Ebru Gündeş albüm ve sahne çalışmalarının yanı sıra; jüri üyeliği yaptığı yarışma programına da devam etti. 2014 yılı itibariyle “TV8” ekranlarında yayınlanmaya başlayan “O Ses Türkiye” programında 51 bölüm jüri üyeliği yaptı. Aynı yıl içerisinde Ozan Doğulu ile başarılı bir çalışma gerçekleştiren Ebru Gündeş, Doğulu’nun “130 Bpm Moderato” adını verdiği albümünde “Meyhaneci” şarkısını seslendirerek büyük beğeni topladı.

Ebru Gündeş, 2015 yılında gerçekleşen “42. Pantene Altın Kelebek Müzik Ödülleri”nde “En İyi Fantezi Müzik Kadın Solist” dalında ödülün sahibi oldu. Türk televizyonlarında reyting rekoru kıran “O Ses Türkiye” programının 2015-2016 sezonunda 59 bölüm daha jüri üyeliği yaparak, Türk halkı tarafından beğeniyle izlenen, yüksek reytingli başarılı bir sezonu daha geride bıraktı. 2016 yılında ünlü sanatçı Murat Boz’un “Janti” adını verdiği albümünde “Gün Ağardı” şarkısına düet yapan Ebru Gündeş, son zamanlarda büyük ses getiren ortak bir çalışmaya imza attı. Başarılı çalışmanın 1 Ocak 2017 tarihinde yayınlanan klibi, kısa sürede izlenme rekorları kırdı.

23 yıllık sanat hayatı süresince 14 albüm, 2 remix albüm çıkarmış, bir çok televizyon dizisi ve programında yer almış ayrıca onlarca ödüle layık görülmüş olan Ebru Gündeş, halen albüm, sahne ve sosyal sorumluluk çalışmalarıyla başarılı projelere imza atmakta ve sevenleriyle buluşmaktadır.