istek Hikayeler |                 
Çar. Eki 17th, 2018

Hikayeler

Şiir Gibi Bir Kadını Sevdim

Şiir filan sevmem ben ama şiir gibi bir kadını sevdim aslında..

Ben yarım kalmış bir kafiye, o ise tamamlanmamış bir şiirdi..

İki yarım bir tamam eder miydik diye düşünmeden, kapıldık aşkın en ahenkli yerinden..

Bütün benliğimiz ile sardık kalplerimizi..

Bir annenin evladını sarıp sarmalaması gibi..

Umutlarımıza sarıldık ölümsüz olmak ister gibi..

Bir defa sol göğsünüzün altında başladıysa devrim, sevdiği için eğilip, bükülmektir şerefine yakışan erkeğin..

Dedim ya, şiir filan sevmem ben ama şiir gibi bir kadını sevdim aslında..

Bir şiirin uyağını, kafiyesini sorma bana, anlatamam ama, seni sevmenin kitabını yazabilirim sana..

Artık özlerken ağlamaz oldu diyor insanlar şair..

Ağlayan bir şiir bırakıyorum omuzuna, kokusu geldikçe burnuna, sızlatan bir özlem olduğunu anla..

Şimdi sen bir şiir, ben ise deli bir şair..

Öyleyse atarım imzamı sol göğsünün altında ki kente, okurum seni sonsuz kere sonsuz daha..

Dedim ya; şiir filan sevmem ben ama sevdiğim kadının şairi oldum aslında..

BEKLEMEK

Şimdi sana uzaktan şiirler yazmak kaldı bana..
Uçsuz bucaksız gökyüzüne gidiyor tüm serzenişim..
Beklemek ne kadar çaresizliktir oysa..
Verilmiş sözler birgün tutulur sandım..
Bekledim, çok bekledim..

Hala bekliyorum..
Beklemenin her türlüsünü denedim..
Yıllarımı aldı, aylarımı aldı beklemek..
Yıllar geçip giderken umursadığım tek şey,
Sana sesimi duyurmak oldu..
Ulaştıramadım..

Unut, sil beni yok say demiştin giderken, yapamadım..
İstediğin kadar kız bana şimdi.!
Biliyorum sen her ne kadar gitsen de yine canıma okuyacaksın..
Hergün beni parçalara ayıracaksın..
Bir beni paramparça etme üzerineydi kalışların..
Dağınıklığımız hep baş köşede kaldı..
Hiçbir parçamız yakın olmadı bir diğerine..
Acımadın..

Benden uzaklaştın git gide..
Yıpranmış bir ben kaldı geriye..
Bu haykırışlar hep boşuna..
Engel olmuyor hiç biri hiç bir kurşuna..
Seni sevdiğimi, özlediğimi önemsemedin ki..

Bazen düşünüyorum da, verdiğin sözleri tutsa da gelse diyorum, kendi kendime..

Seninle benim aramda tek bir yol bile yok iken, ben sana gelmek için vasıta arıyorum her seferinde..

Unutmak

Saklar insan çaresizliğini..

Kimsenin görmeyeceği, duymayacağı, ulaşamayacağı yerlere saklar..

Bir duble ile unutmaya, ertelemeye, bastırmaya ve avutmaya çalışır kendini..

Özler, çok özler de söyleyemez kimselere, kendine bile..

Kendine bile itiraf edip, arkasında duramadıkları vardır..

Her gün, her an biraz daha acıtır kalbinde, aklında, yanında bir başkasının olma ihtimali..

Yerini başkasının alacağı düşüncesi, bir başkasının ona dokunma ihtimali..

Düşüncesi bile ruhunu daraltır, içini acıtır, yüreğini kanatır..

Düşleri acıttıkça yumruğunu sıkar, dişlerini sıkar, bağırmak ister de, içine atar..

Kaburgalarını sızlatan acıdan kaçmaya çalışır ama nafile..

Belki onu unutabilmek için, ona benzeyen birinin koynunda bulur kendini..

Sadece sen varken kalbinde, can havliyle sarılmak ister bir başkasına..

Sana böylesine körkütük sevdalı iken, sarhoşluğun etkisiyle inandırmaya çalışır kendini senden bir başkasıyla da devam edebileceğine..

Sana dair her şeyi unutmak ister..

Gülüşünü, bakışını, gözlerini, sözlerini, yürüyüşünü, sevişini..

Unutmak, kurtulmak ister, sonsuza kadar kurtulmak..

Erkekler yanar, kadınlar ağlar..

 

Bir Gün Gelecek

Hayaliyle uyandığım bir sevgilim var benim, gözlerini bile görmediğim.

Dokunabileceğim tek yeri kocaman kalbi..

Nefesini hissetsem dururdu zaman, sevmeyi öğreten de ”o” bana aslına bakarsan..

Baharı müjdeleyen sesini sevdiğim.

Senin tebessümün; gündoğumu, ay ışığı..

Gözlerim çok iyi görmez benim, sen gelmiyorsan karşımdan..

Neşeli de değilim, sana sarılmalarım hariç..

Yaşamayı da sevmiyorum sensiz geçen zamanlarda.

Diyorum ya, seni seviyorum…

Büyülü sesinle başlayan, kahkahalarının çınlamasıyla yüreğime dokunan..

Avuçlarının içine bıraktığım kalbimi, yaralı bir serçe gibi koruyup, kollayan..

Bilirim acıtmazsın sen canımı..

Sen ”can kırıklarını” bilirsin..

Sevdikçe acıtanları, güvendikçe gidenleri, kovaladıkça kaçanları..

Ben sana koşuyorum sevgili..

Sen kır, sen dök, sen yak, sen yık…

Viraneyim ben, içimde ki şato sadece senin yüreğinden görünür..

Ellerinini hissedersem bir gün, parmak izlerimi bırakmak istiyorum avucunun orta yerine..

Gözlerine gözyaşlarımı, yüreğine yüreğimi..

Sen gül diye kendime bile kızarım ben.

Solmasın yüreğin sevgili..

Solmadığı gibi dikenleri de sadece bana batsın..

Her batışında seni kızdırdığım  anlar gelsin aklıma ve sen beni hep ”Güzel Seven Kadın” diye hatırla..

Seni çok güzel seviyorum ben.

İnanmıyorsan gel de yüreğimin boğazından seyret..

Bütün yalılar senin sesinle yankılanıyor, bütün odalarında senin hayalin..

Ve bütün duvarlarında aynı yazı var; ”Bir Gün Gelecek”…

Anlasan

Yorgunum…

Söyleyebileceklerimin hepsini anlatsam, saatlerce yazsam, satırlara döksem yine de anlattıklarımdan milyon fazlası takılır boğazımda.

Biliyor musun ? Konuşmaya da, yazmaya da, okumaya da mecalim yok.

Her şeyi bırakamıyorum ki bir kenara. Şöyle uzunca bir süre unutmayı başaramıyorum ki.

Çıkaramıyorum aklımdan da kalbimden de seni sevgili.

Şöyle uzansam diyorum gökyüzüne doğru, bir geceliğine olsa bıraksam düşünmeyi, seni, sana dair olan her şeyi.

Tutsan gönlümün yakasından, şöyle bir silkelesen omuzlarımdan ve yüreğimden tüm kederi.

Sussam… Saatlerce, günlerde sussam…

Susarak konuşsam karşında, anlatsam, anlasan, anlaşsak…

Hani beni anlasan ne güzel olurdu aslında…

 

Korktuğum Başıma Geldi

Adam;
Sen gittikten sonra uzun bir süre kendime gelemedim.
Çok çabaladım, çok savaştım, çok direndim.
Toparlanmam öyle kolay olmadı.
Buna alışmam epey zaman aldı, öyle basit olmadı inan bana.
Düşüncelerini, hayatını, hayallerini, geleceğini birine bağlamak ve ondan ayrılmak hiç kolay olmadı inan.
Ne kadar acı olduğu konusunda hiçbir fikrin olmadı.
Belki de sen hiç yüzüstü bırakılmadın, aldatılmadın, yarım kalmadın.
Her zaman olduğu gibi yine beni anlamanı beklemiyorum.
Sen sevgimden de anlamadın ki zaten, yokluğunun acısını anlayasın.
Senden sonra çok şeyler denedim seni unutmak için.
Yeni insanlar tanımaya çalıştım ama her gelen yarama tuz bastı, kimse derman olmadı.
Sevdiğin şarkıları dinlemedim sen gittikten sonra.
Sevdiğin herşeye sırtımı döndüm, o çok sevip sahiplendiğim herşeyden vazgeçtim.
Olmadı, olmadı, yapamadım…
Gözden uzaksın diye gönülden uzak olmadın ne yaptıysam.
Unutamadım, unutulmadın…
Ne zaman başımı yastığa koysam verdiğin acıyı göğsümde hissettim.
Yeri geldi nefesim kesildi, yeri geldi gözyaşlarıma engel olamadım.
Yanımda olman değildi önemli olan, aklımda olmandı her zaman.
Birinin hayatında olmak demek aklında, yüreğinde yer etmek demektir sevgili.
Sen yüreğimin en güzel yerindeydin ama gel gör ki bende ki değerini göremedin.
Gittin…
Hayatımın en sensiz, en sessiz, en karanlık, en karışık günlerini yaşıyorum bu günlerde, sayende…
Sen giderken ağlayan gözlerime ve isyan eden kalbime de küfrediyorum son günlerde…
Dinlediğimde seni bulduğum şarkılar, okuduğumda içimi acıtan şiirler, gönderdiğin mesajlar, aklıma geldiğin anda ki tebessümlerim ve aklımdan söküp atamadığım bütün anılar…
Korktuğum başıma geldi, kocaman bir ziyan…

Kadın Olmak

Dünyanın her yerinde zordur kadın olmak. Yalnız kadın olmak, çalışan kadın olmak, dul kadın olmak, dayak yiyen kadın olmak, hem okuyan hem çalışan kadın olmak, siyasetçi kadın olmak. Kadın olmak başlı başına zor zanaat kısaca.

Çalışırken, severken, sevilirken, anne olurken, çocukları yetiştirirken, kavga ederken, hayatı toplayıp asık suratlı günleri değiştirmeye çalışırken…

Hüzünlüdür kadın olmak. İkna etmeye çalışırken… Anne olduktan sonra beklenmedik bir anda yalnız kalırken, seyirci kalırken, seyirci bırakılırken, bildiği son sınırlara uzakta bakarken… Ve kahramanlıktır kadın olmak.

Girdiği tüm savaşlarda mücadele vermek, kazanmak ya da kazanamamak. Yani zor, yani güzel, yani hüzünlü, yani kahramanca.

Kadın olmak dünya üstüne! İnsanca bir iz bırakmak dimdik ve ayakları üzerinde…

Bu ülkede kadın olmak hayatınızın her alanında var olabilmek için mücadele etmek zorunda kalmaktır. Hayatınızın her anında ”Ben de varım!” diye haykırmak istemektir. Birileri tarafından sesinin hep kısılmasıdır. Öteki olmaya zorlanmaktır. Kısacası zordur bu ülkede kadın olmak.

Her zaman ayakları üzerinde durmak, durmaya çabalamak; tek başına koşmak, koşmaya çabalamak… Pençeler o kadar çok ki. O kadar paralamaya çalışan var ki. Onlarla mücadele etmek o kadar zor ki. Ama tüm bu zorluklara rağmen çalışmak, koşmak, üretmek, çabalamak, durmamak, pes etmemek ve inanmak. Durmayın, koşun, pes etmeyin!