Paz. Haz 9th, 2019

kitap tanitimi

Küçük Prens -Antoine de Saint-Exupery

Birçoğumuzun okuyup sevdiği, ders çıkarttığı tatlı Küçük Prensin macerasını anlatan büyük küçük herkesin okuması gereken muhteşem bir eser.
Bir çok kişi tarafından çevirilen kitap, her çevirmenin farklı bir diliyle aksedilmiş.
Hangisini okursanız okuyun, büyük bir keyif alacaksınız

Sır – Rai Aren

Yıllardır kitaplığımda olan birkaç defa başlayıp birkaç sayfa sonra bıraktığım bir kitaptı kendileri.

Geçen sene okuyacağım ulan seni diye başlayıp 2 günde bitirdim.
Vee bumm başları sıkıcı olsa da ilk birkaç sayfayı atlatınca elimden bırakmak istemeyeceğim bir kitaba dönüştü.
Sırlar, yalanlar, ihanet, gizemli bir yolculuk.

Hem bugünü hem yüzyıllar öncesini aynı kitapta aynı anda okumanız mümkün. Ve bunu çok güzel bir ustalıkla başarmış yazar.

Bazı yazım hataları vardı, çeviriden kaynaklı sanırım. Başlarda çok rahatsız etse de sonradan görmezden geldim ve iyi ki de okumuşum dediğim bir kitap oldu

Karabasan – Wulf Dorn

Wulf Dorn’un okuduğum ilk eseri. Nasıl anlatsam ne şekilde başlasam da spoi vermesem diye düşünüyorum.
Sadece iki kısa günde bitirdiğim, psikolojik gerilim romanıdır.
Simon için üzüldüm, Simon için sinirlendim, bazen gülümsedim, korktum. Ama böyle bir sonu haketmedim.
Asla tahmin dahi edemeyeceğim bir sonla bitti.
Yazar o kadar kurnazca ve zalimce bir son hazırlamış ki.
Simon için mutlu olduğum anda, dünyam başıma yıkıldı.
Yaşadığı herşeye rağmen tam mutluluğu bulduğu anda dibe düşen hayatı kaosa dönüşen bir çocuğun hazin hikayesi..

Fobi – Wulf Dorn

Yazarın Fobiden önceki Karabasan kitabına kıyasla ben sevemedim. Belkide onda ne kadar gizli saklı, gizemli ve süpriz sonlu bir şok yaşayıp, bunda beklentimi daha yüksek tutmamın eksisi vardır. Psikiyatrist adlı romanından sonra okunması gereken bir kitapmış sanırım. Gerçi tek bağlantı Psikiyatristte olan bir karakter ‘Mark’ Fobidede Sarahın arkadaşı olarak karşımıza çıkıyor.

Açıkçası psikiyatristi okumadım en yakın zamanda kitabını almayı düşünüyorum ama Fobide hayal kırıklığına uğradığımı belirtmeliyim sanırım. Karabasan gibi cezbetmedi beni

Acı Bir Tebessüm-Başlangıç l Barış Demirbaş

Adı:
Acı Bir Tebessüm-Başlangıç
Yazar:
Barış Demirbaş
Baskı tarihi:
Temmuz 2018
Sayfa sayısı:
540
Kitabın türü:
Edebiyat, Roman
Yayınevi:
Anatolia Kültür Yayınları

İş toplantısından hastane koridorlarına, mafyatik ortamlardan emniyet masalarına…
Her ortamı, kendine mahsus kişileri ve olayları, kendi jargonuyla gözler önüne seren bu romanda bir taraftan dünyanın en saf ve düzgün insanı, diğer tarafta içlerinde karanlığın bin bir tonunu barındıran kişilerin çaresiz ilişkileri…Genç bir iş adamının kızına kavuşabilmek için bulaştığı olmadık işleri…

Gündelik hayat sadeliğinde, içten dışa doğru, merkezden çevreye doğru açılan bir kurgu eşliğinde ele alınıyor.

En sevdiği üç kişiden ikisini kaybetmenin acısını yaşayamadan üçüncüsünü bulmanın çabasına düşmüştü her ne pahasına olursa olsun. İntikam değildi amacı. Şimdilik.

Sevdiklerini toprağa verirken ruhunu da gömüyordu onlarla beraber. Geriye kalan içi boşalmış bedeni sadece kızını bulmak için mücadele edecekti artık. Ya şeytana satacaktı ruhunu ya da pabucu ters giydirecekti ona.

Amacı yardım etmekti sadece. Nereden bilebilirdi ki yüreğindeki acısı kapkara gözlerine vurmuş bu adamın kalbine hançer gibi saplanacağını. Ailesinden uzak kalmasına neden olan hayata bu adam için balıklama atlamaktan bir an tereddüt etmeyecekti

Dünyanın en acılı adamı sanıyordu kendini ve de en güçlüsü. Antidepresanları şekerleme niyetine alıyordu. Yaşadığı acıların yarısını yaşayan biri nefes alamazdı. Gerçi o da aldığını düşünmüyordu ta ki onu görünceye kadar. ‘Bu ya sahtekâr ya da dünyanın en güçlü adamı’ diye mırıldandı.