Pts. Haz 10th, 2019

siir kösesi

Sakın beni yanıltma

Ben sana
Kalbimde olmayan hiçbir şeyi söylemedim
Söylediğim hiçbir şeyi de kalbimden silmedim
Bu yüzden nerde olursan ol, nasıl olursan ol
Sana ne söylediğimi hiç unutma, unutup da
Beni aşkı hiçe sayanlarla bir tutma

Biliyor musun sevdiğim?
Ben seni sevdiğimde dimdiktim!
Başım bulutlara,
Gözlerim güneşe meydan okurdu.
Sonra, eğildim sevdanın önünde
Bilerek isteyerek.
Hiç gocunmadım
Onurdu diz çökmek, boyun eğmek
Ve onurdu seni sevmek…

Aydınlıklarımı öteledim senin uğrunda
Karanlığı gözlerin aydınlatıyordu nasılsa
Hiç düşünmedim, ya gözlerin kaybolursa

Sana gelirken,
İşaret koymadım yollara
Dönüş hesabım hiç olmadı senin yolunda
Hiç düşünmedim, ya yol çıkmazla son bulursa

Sensiz düşüncelerimi
Senli düşüncelerimle katlettim
Hayat sendin
Ölüm sensizlik
Hiç düşünmedim, bir gün sensizlik olursa
Dedim ki, “beni sensiz bırakmazsın nasılsa”

Sakın beni yanıltma!

 

Aşk cesaret ister

Aşk cesaret ister, kocaman bir yürek ister.
Aşk hayata karşı işlenilen en doğru suç ortaklığıdır, Aşk hayatın
tekdüzeliğine, bütün sıradanlığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz. Ve elbette Aşkı suçlamak, yargılamak, karalamak inkar etmek de asla yakışık olmaz
Niçin aşk ?
Nedir bu aşk denilen şey, elle tutulmaz gözle
görülmez bir şeyse nedir bu yaşanan somut acılar, güzellikler ?
Tek başına aşkı tanımlamak her şeyden soyutlamak mümkün mü ? Hayır !
Nedir şu aşk…?
Aşk hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir, bu yüzden de kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir. Daha ne olduğunu bile anlayamadan onun
hükümdarlığına giriverirsiniz.
Aşk; en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o, adı kendisidir zaten. Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur, “Aşık oldum” dediğiniz an akan sular durur, küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlayabilir, çünkü aşkın dili tektir.
Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik,aşkın sırrını da çözerdik herhalde. Ama o zaman da aşkın insanı alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu. Aşk hayata karşı işlenen en güzel ve en doğru suç ortakIığıdır, aşk hayatın bütün tekdüzeliğine, bütün sıradanIığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz. Ve elbette yasanılan aşkı suçlamak ,yargılamak, karalamak, inkar etmek de aşka yakışık kalmaz. Bu önce haksızlık, kendinize saygısızlık olur. İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını, karşılık görmesede, acı çekeceğini hissetsede, yarın terkedileceğini bilsede, ailesini karşısına alacağını bilsede taviz vermemeli aşkından, “Seni Seviyorum” diyebilmeli göğsünü gere gere. Aşk iste o zaman aşktır. Ve bunun dogrusu yanlışı yoktur, zaten aşkın kendisi doğrudur, kime karşı duyuluyorsa bu aşk, doğru insanda işte odur. Aşkın zamanı yoktur, hep hazırlıksız yakalar insanı. Evli olmanız, sevgilinizin olması, bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya
calışmanız, bağlılıktan korkmanız, ailenizden çekinmeniz, hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiç mi hiç umrunda değildir. İşte aşk bütün bunlara tek başınıza karşı gelebilme yurekliliğidir, belkide yeni hayata geçebilme yolu…
Aşkın ne zaman gelebileceği belli olmadığı gibi, ne zaman gideceği de hiç belli değildir. Fazla vakti yoktur onun, uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülü de yoktur. Bir başka göze bakmaya, bir başka tene dokunmaya başlaması o kadar da zor değildir…Aşktan değil, onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savun aşkını. Biliyor musunuz , hayat zaten kocaman bir yalan, bu kadar sahteligin içinde gerçek ve doğru olan tek guzellik AŞK.!!. Lütfen ona haksızlık etmeyin ..
Aşkına sana aşık olana sahip çık ve onu kaybetme

” SENİ SEVİYORUM ” Demek İçin Geç Kalma !!

 

Biliyormusun ?

Biliyormusun bu gece senin için neler neler yazacagim
biliyormusun bu gece gönlümde senin için bir sayfa açacagim
ömrümün son baharinda, çikmaz sokaklarinda seni arayacagim
bulabilmek için anilarimi bir bir yirtacagim
ey meçhul sevgili bu gece saatlerimi seninle paylasacagim
sen yanimda olmasanda kim oldugunu bilmesemde
seninle paylasacagim, sen anlamasanda
bu gece bir baska olucak bende duygular
öldürecegim içimdeki yanlizliklari
seninle yasayacagim dakikalari mutlu anlari
mazideki asklarima izin verecegim bugece seninle olmak için
gönlümün zincirlerini kiracagim yaninda olmam için
bu gece yagmurlari dindirecegim göz yaslarima inat
yürüyecegim kalbimin sahillerine umursuzca
orkideler takacagim saçlarina bahcelerimden
seni koklayacagim güllere inat
sen bilmem hangi kentin aksamlarindasin
sen simdi bilmem kiminlesin
ama nerede olursan ol kanımdasın canımdasın yanımdasın
sabahı aydınlanmayan aksamlardasin
bir sir gibi saklayacagim seni duygularimda
duyuramam sesimi sana oysa
sana yürüyecegim yollara inat sana inat
sana kosacagim sensizlige inat
bu gece senin olacagim kullara inat
seni canim gibi sevecegim kendime inat…

 

Şimdi git

Say ki, seninle içinden sevda geçen bir türkü söylemedik.. Say ki,
gece mektuplarını, en güzel aşk şiirlerini beraber ezberlemedik..
Say ki, sevda trenini kaçırdığım durakta bir süre beraber beklemedik..
Sen git..
Ben gelemem bu yürekle..
Ya da kal..
Eylül yağmurlarını bekle..

Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Saçlarıma ak düşmemiş halimle..
Sen yaşlardayken..
Onsekizimde, yirmimde..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Kaldırımların ıslak ve temiz haliyle..
Yaşlı yüzüm delikanlı yüreğimle..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Aşksız geçen onca yılı yakacağım..
Sevda alevinde kendi ellerimle…

Şimdi git..
Say ki, seninle sahildeki çardakta hiç dondurma yemedik..
Say ki, oturup konuştuğun yaşlı ve yabancı bir adamdı..
Ve sevdadan hiç söz etmedik..
Say ki, hiç gülmedik..
Aynı şeyleri sevmedik..
Ve yağmurdan sonra beraber yürümedik..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Kimse bilmeyecek, herkesten gizleyeceğim..
Yağmurdan sonraki toprak kokusu olacak havada..
Seninle gökkusağının altından geçeceğim..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Ve seni sevdiğimi kimseye söylemeyeceğim..
Belki bu dünya gözüyle gördüğüm son yağmur olacak..
Islak kaldırımlarda sırılsıklam yürüyeceğim..
Ben seni yağmurdan sonra seveceğim..
Ve bir gün ölürsem yeşil gözlerinde öleceğim…..

Eylül’dü

Eylül’dü
Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.

Eylül’dü.
Di ‘li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
Adımlarımızın kısalığı bundandı
Bundandı gözlerimin durgunluğu.
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
Ellerin kadar ıssız,
Sen kadar zamansız molalar veriyordum
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.

Eylül’dü.
İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
Şimdi yoktu bir anlamı suskunluğun.
Çırılçıplak kalakaldım sessizliğin orta yerinde.
Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
En çok sesini aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
Gözlerini sildi zaman..

Dedim ya…
Eylül’dü.
Savruluşumuz bundandı kimsesizliğimize…

Ey aşk, yaptığını beğendin mi

Ey aşk, yaptığını beğendin mi:
Yetimler gibiyim ziyafetten aç dönen
Ters yakılan sigara, hemencecik söndürülen
Yoksulluk ile vakit geçer mi…

Uyanmış kalmışım nasıl şey bu
Toprağa baktım yerinde yoktu;
Şiirden aşağıya attım kendimi
Düşerken düşündüm ölmesem mi

Anlatıyorum hiç konuşmadan
Buğdayın içini dökmesi gibi…
Bugün dalgınım, dün de dalgındım
Aç bile değildim aynaya bakmasaydım
Dünden kalan yemekleri yerkenki gönülsüzlük gibi
Buradayım…

Burayı sevmiyorum bahsetmişimdir
Unufak olmak iyidir olmamaktan
Hiç böyle demedim, yarabbim bilir
Bu bozuk güzellik kalbimi yoran

Bir sandalye çektim zor günlerin altına
Ah ama,

Kimse yüz vermiyor bana, sandalye bile
Beni çağırıyor, yarım kalan ne varsa
Bana düşüyor, her yağmur tanesini
Suya götürmek, o serin ırmaklara

Öyle ya,
Bir almanı herkes tanır miğferi varsa
Moskofu da tanırlar yatıp uyumamışsa
Bunları şunun için anıyorum burada
Kim tanır beni şaşkınlığım olmasa

Bağırıp duruyorum denizin ortasında
Su buradan ne kadar uzakta