aşk şiirleri | |  

aşk şiirleri

Radyonun Sevgililere Etkisi

Radyolar ilk kurulduğunda daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi farklı amaçlara hizmet etsede zamanla bu hizmetlerine yeni hizmetler ve yeni özellikler eklenerek dinleyicilerin takdirini kazanmıştır. Bu özelliklerden biri ise gelişen teknoloji ile birlikte telefon ile arayarak radyo yayınlarına canlı olarak bağlanmaydı. Bu özellik büyük bir yankı uyandırmıştı. Ülkemizdeki fırtınalı aşkları hepiniz bilirsiniz ki bu aşkları hepimiz yaşamışızdır zaten. Aşk acısına elbette birçok farklı etkinlik iyi gelebilirdi ama yaralarımızı sarmaya tabii ki bir müslüm baba etkisi veya orhan gencebay , ferdi tayfur , ibrahim tatlıses gibi dönemin ünlü sanatkarlarının sesi kadar merhem olamazdı hiç birşey. O dönemler radyolardan sık sık şarkılarını ve albümlerini dinlediğimiz isimlerdi bunlar ve niceleri. Sevdiğimiz insandan ayrılmak onunla olan muhabbetimizi sona erdirmek o kadar kolay mıydı o dönemlerde ? Elbette ki hayır . Hani her zaman deriz ya o eski aşklar kalmadı artık diye , peki bunun sebebi nedir sizce ? Gerçekten eski sevgilerin kalmamış olması mı yoksa alternatiflerimizin çok olmasından mı kaynaklanmaktadır bu durum ? tabii ki göreceli bir konu olduğu için tartışılmaya açıktır aynı zamanda. Eskiden sevgililer birbirleriyle hem fazla iletişim kuramaz hemde ayrıldıklarında çok büyük bir boşluk hissederlerdi. Gece yarıları kısık seste dinlenilen o aşk şarkıları bize sevdiğimizi hiç unutmamış olmamıza rağmen defalarca hatırlatmaya yeter ve artardı bile. Tabii ki bunlarla yetinmezdik ve radyonun reklamında verilen iletişim numarasını arayarak yayına canlı olarak katılır daha sonrasında ise sevdiklerimiz için en çok dinlemekten keyif aldığımız şarkıyı istek olarak ister ve armağan ederdik. O dönemlerde ise genelde ayrılan sevgililerin ilk durağı radyo idi ve şarkılar armağan edilir , özlem duyulduğunu sadece radyo aracılığı ile karşıya duyurabilirdi insanoglu. Elbette ki duruma sadece sevgili açısından bakmamak lazım . Hele bir zamanlar o popüler olan almanyadaki akrabalarıma gönderiyorum sıradaki şarkıyı cümlesi bizi bizden almaya yeterdi bile . Genelte Türkiyede yaşayan insanların %90 nın almanyada muhakkak akrabası vardı ve radyoyu arayıp mutlaka almanyadaki akrabalarına şarkı gönderilirdi . Amma ve lakin o radyonun almanyadaki akrabaları tarafından dinlenilip dinlenilmediği bilinmezdi keza telefon sınırlı ve kısıtlı olduğu için irtibat pek sık sağlanmazdı. Sadece şarkı gönderilirdi iyi ve saf bir niyetle . Belkide sırf kıskandırma adına belkide Havalı görünmek adına almanyadaki akrabalara muhakkak günde en az bi on veya onbeş şarkı armağan edilirdi ..

Şimdi git

Say ki, seninle içinden sevda geçen bir türkü söylemedik.. Say ki,
gece mektuplarını, en güzel aşk şiirlerini beraber ezberlemedik..
Say ki, sevda trenini kaçırdığım durakta bir süre beraber beklemedik..
Sen git..
Ben gelemem bu yürekle..
Ya da kal..
Eylül yağmurlarını bekle..

Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Saçlarıma ak düşmemiş halimle..
Sen yaşlardayken..
Onsekizimde, yirmimde..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Kaldırımların ıslak ve temiz haliyle..
Yaşlı yüzüm delikanlı yüreğimle..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Aşksız geçen onca yılı yakacağım..
Sevda alevinde kendi ellerimle…

Şimdi git..
Say ki, seninle sahildeki çardakta hiç dondurma yemedik..
Say ki, oturup konuştuğun yaşlı ve yabancı bir adamdı..
Ve sevdadan hiç söz etmedik..
Say ki, hiç gülmedik..
Aynı şeyleri sevmedik..
Ve yağmurdan sonra beraber yürümedik..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Kimse bilmeyecek, herkesten gizleyeceğim..
Yağmurdan sonraki toprak kokusu olacak havada..
Seninle gökkusağının altından geçeceğim..
Seni yağmurdan sonra seveceğim..
Ve seni sevdiğimi kimseye söylemeyeceğim..
Belki bu dünya gözüyle gördüğüm son yağmur olacak..
Islak kaldırımlarda sırılsıklam yürüyeceğim..
Ben seni yağmurdan sonra seveceğim..
Ve bir gün ölürsem yeşil gözlerinde öleceğim…..

Unutmak

Saklar insan çaresizliğini..

Kimsenin görmeyeceği, duymayacağı, ulaşamayacağı yerlere saklar..

Bir duble ile unutmaya, ertelemeye, bastırmaya ve avutmaya çalışır kendini..

Özler, çok özler de söyleyemez kimselere, kendine bile..

Kendine bile itiraf edip, arkasında duramadıkları vardır..

Her gün, her an biraz daha acıtır kalbinde, aklında, yanında bir başkasının olma ihtimali..

Yerini başkasının alacağı düşüncesi, bir başkasının ona dokunma ihtimali..

Düşüncesi bile ruhunu daraltır, içini acıtır, yüreğini kanatır..

Düşleri acıttıkça yumruğunu sıkar, dişlerini sıkar, bağırmak ister de, içine atar..

Kaburgalarını sızlatan acıdan kaçmaya çalışır ama nafile..

Belki onu unutabilmek için, ona benzeyen birinin koynunda bulur kendini..

Sadece sen varken kalbinde, can havliyle sarılmak ister bir başkasına..

Sana böylesine körkütük sevdalı iken, sarhoşluğun etkisiyle inandırmaya çalışır kendini senden bir başkasıyla da devam edebileceğine..

Sana dair her şeyi unutmak ister..

Gülüşünü, bakışını, gözlerini, sözlerini, yürüyüşünü, sevişini..

Unutmak, kurtulmak ister, sonsuza kadar kurtulmak..

Erkekler yanar, kadınlar ağlar..

 

Bir Gün Gelecek

Hayaliyle uyandığım bir sevgilim var benim, gözlerini bile görmediğim.

Dokunabileceğim tek yeri kocaman kalbi..

Nefesini hissetsem dururdu zaman, sevmeyi öğreten de ”o” bana aslına bakarsan..

Baharı müjdeleyen sesini sevdiğim.

Senin tebessümün; gündoğumu, ay ışığı..

Gözlerim çok iyi görmez benim, sen gelmiyorsan karşımdan..

Neşeli de değilim, sana sarılmalarım hariç..

Yaşamayı da sevmiyorum sensiz geçen zamanlarda.

Diyorum ya, seni seviyorum…

Büyülü sesinle başlayan, kahkahalarının çınlamasıyla yüreğime dokunan..

Avuçlarının içine bıraktığım kalbimi, yaralı bir serçe gibi koruyup, kollayan..

Bilirim acıtmazsın sen canımı..

Sen ”can kırıklarını” bilirsin..

Sevdikçe acıtanları, güvendikçe gidenleri, kovaladıkça kaçanları..

Ben sana koşuyorum sevgili..

Sen kır, sen dök, sen yak, sen yık…

Viraneyim ben, içimde ki şato sadece senin yüreğinden görünür..

Ellerinini hissedersem bir gün, parmak izlerimi bırakmak istiyorum avucunun orta yerine..

Gözlerine gözyaşlarımı, yüreğine yüreğimi..

Sen gül diye kendime bile kızarım ben.

Solmasın yüreğin sevgili..

Solmadığı gibi dikenleri de sadece bana batsın..

Her batışında seni kızdırdığım  anlar gelsin aklıma ve sen beni hep ”Güzel Seven Kadın” diye hatırla..

Seni çok güzel seviyorum ben.

İnanmıyorsan gel de yüreğimin boğazından seyret..

Bütün yalılar senin sesinle yankılanıyor, bütün odalarında senin hayalin..

Ve bütün duvarlarında aynı yazı var; ”Bir Gün Gelecek”…

Korktuğum Başıma Geldi

Adam;
Sen gittikten sonra uzun bir süre kendime gelemedim.
Çok çabaladım, çok savaştım, çok direndim.
Toparlanmam öyle kolay olmadı.
Buna alışmam epey zaman aldı, öyle basit olmadı inan bana.
Düşüncelerini, hayatını, hayallerini, geleceğini birine bağlamak ve ondan ayrılmak hiç kolay olmadı inan.
Ne kadar acı olduğu konusunda hiçbir fikrin olmadı.
Belki de sen hiç yüzüstü bırakılmadın, aldatılmadın, yarım kalmadın.
Her zaman olduğu gibi yine beni anlamanı beklemiyorum.
Sen sevgimden de anlamadın ki zaten, yokluğunun acısını anlayasın.
Senden sonra çok şeyler denedim seni unutmak için.
Yeni insanlar tanımaya çalıştım ama her gelen yarama tuz bastı, kimse derman olmadı.
Sevdiğin şarkıları dinlemedim sen gittikten sonra.
Sevdiğin herşeye sırtımı döndüm, o çok sevip sahiplendiğim herşeyden vazgeçtim.
Olmadı, olmadı, yapamadım…
Gözden uzaksın diye gönülden uzak olmadın ne yaptıysam.
Unutamadım, unutulmadın…
Ne zaman başımı yastığa koysam verdiğin acıyı göğsümde hissettim.
Yeri geldi nefesim kesildi, yeri geldi gözyaşlarıma engel olamadım.
Yanımda olman değildi önemli olan, aklımda olmandı her zaman.
Birinin hayatında olmak demek aklında, yüreğinde yer etmek demektir sevgili.
Sen yüreğimin en güzel yerindeydin ama gel gör ki bende ki değerini göremedin.
Gittin…
Hayatımın en sensiz, en sessiz, en karanlık, en karışık günlerini yaşıyorum bu günlerde, sayende…
Sen giderken ağlayan gözlerime ve isyan eden kalbime de küfrediyorum son günlerde…
Dinlediğimde seni bulduğum şarkılar, okuduğumda içimi acıtan şiirler, gönderdiğin mesajlar, aklıma geldiğin anda ki tebessümlerim ve aklımdan söküp atamadığım bütün anılar…
Korktuğum başıma geldi, kocaman bir ziyan…